Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, "Yeni uydu şehirler oluşturduk çünkü şehir 500 bin mülteci alınca iki yıl içerisinde organizenin orada 5,5 milyon metrekareye yeni uydu şehirleri-Kuzey Şehir'i ve Güney Şehir'i-yaptık. Yaparken de "Bir çocuğa ne lazım?" bunun hepsinin altyapısını hazırladık" dedi.

Suça Sürüklenen Çocuklar Araştırma Komisyonu Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin’i dinledi. Şahin Gaziantep hakkında bilgi vererek, "500 bin mülteciyle biz on üç yıl birlikte yaşadık şu anda mevcutta 100 bin mülteci çocuğu okutuyoruz, 100 bin mülteci çocuk. Yani bizim göç yönetiminde yapmış olduğumuz, mesela İstanbul 15 milyon içerisinde 500 bin çocukla, aileyle yönetişimi farklı ama 2 milyonun içerisinde 500 bin kişiyle birlikte on üç yıl yaşayıp 100 bin çocuğu da kayıp nesil yapmadan sistemin içine alan bir şehiriz. Hakikaten burada tam bir kapsayıcılıkla çalıştık, kimseye geride bırakmadık. OECD Genel Sekreteri, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Gaziantep'e gelip göç yönetim modelimizi görüp bizi oraya Danışma Kuruluna davet edip anlatmamızı istediler. Çünkü bu konuda riski en yüksek olan şehirlerden bir tanesiyiz. Buna rağmen bizim bunu nasıl yönettiğimizle alakalı kısım öncelikle anlatmak istediğim şey her çocuk masumdur, her çocuğu suç işlemesiyle ilgili ortamlardan uzaklaştırmamız gerekir ve bu erken uyarı sistemi, dünya buna erken uyarı sistemi diyor. Bizim erken uyarı sistemimizin bir Sosyal Politikalar Bakanlığı yapmış, sosyal hizmet alanında çalışmış bir kardeşiniz olarak, göçü yönetmiş bir kardeşiniz olarak aslında duman tütüyor, buradan bir yangın çıkacağı belli biz tam duman tüterken bu yangının çıkmasını önleyecek çok ciddi önleyici tedbirler alıyoruz ve şehrin planlamasını da mekânsal planlamasını da buna göre yapıyoruz" ifadelerini kullandı.

Şahin, şu an 640 bin çocuğun okuduğunu belirterek, "103 bin Suriyeli öğrenci çocuğumuz okuyor bu birçok şehrin nüfusu kadar. Mesela 100 bin nüfuslu şehir olarak baktığınız zaman 100 bin çocuğu okutan bir sistemin altlığını hazırladık. Başlıklarımızdan bir tanesi mekânsal dönüşüm. Şehir sanayi şehri, sanayi şehrinin çok hızlı göç almış olmasının getirdiği üçte 1'i gecekondu. 70'li yılların hızlı sanayileşmesiyle birlikte şehrin üçte 1'inin gecekondu olduğu bir şehirde, 500 bin mültecinin geldiği noktada, gecekondudan kentsel dönüşümde de çok hızlı yol alamayınca biz önce bu kentsel dönüşüm planlamasında nasıl bir planlama yaptığımızı göstermek istiyorum. Şehre girerken, havalimanından Gaziantep'e girerken 3 ayrı şehirle giriyorsunuz. Önce kentsel planlama bölümlerini belirledik. Kentsel planlama bölümleri mesela şu Aydınlar Mahallesi Gaziantep'te havalimanından girdiğiniz zaman, şehre girmeden gördüğünüz kısım, Çevre Şehircilik Bakanlığıyla burayı tamamen kentsel dönüşüm olarak ilan ettik ve kentsel dönüşüm olarak temizledik. Niye? Çocuklarımızın eğer oynayacak bir parkı yoksa, bir sosyal donatı alanı yoksa, bir GASMEK'i yoksa, bir spor tesisi yoksa, enerjisini harcayacak bir nokta yoksa ve bu suçun oluşmasında kümeleşecek bir planlamaya neden oluyorsa biz buraların hepsini kentsel dönüşüm alanı ilan ettik" şeklinde konuştu.

Şahin şöyle konuştu:

"Mesela, ilk yaptığımız işlerden bir tanesi Göllüce Mahallesi'ndeki sanayi alanındaki kısmı tamamen kaldırdık, Aydınlar Mahallesi'ndeki kısmı tamamen kentsel dönüşüm alanı ilan ettik. Kentsel dönüşüm alanlarındaki bu yaptığımız çalışma, aslında şehir planlamasında suça sürüklenen çocukların mekânsal planlamadaki önemini anlatmak açısından çok önemli. Şehri planlarken bir çocuğa ne lazım? Bir çocuğa park lazım, bir çocuğa sosyal donatı alanları lazım, spor yapacağı alanlar lazım; buna uygun olmayan yerlerin hepsinin kentsel dönüşümünü yaptık ve bu yaptığımız çalışmalarda Aydınlar Mahallesi alternatif ticaret konut alanlarını -özellikle Murat Bakanıma burada çok teşekkür ediyorum- Çevre Şehircilik Bakanlığımızla birlikte yaptık, çok hızlı yaptık. Bize ne lazım? Böyle yıktıktan sonra bir çocuğa ne lazım, bir aileye ne lazım, bir gence ne lazım? Bunların hepsinde mekânsal planlamalarını yaptık. Bu, bizim açımızdan en önleyici tedbir oldu çünkü çocuk bir alana sıkıştığında, suçu kümeleştirdiğinde, eğer yarın bir uyuşturucuyla tanıştığında, eğer hakikaten tıbbi tedaviyle birlikte sosyal rehabilitasyonu tamamlayamazsanız yeniden aynı mekâna dönüyor, yeniden o mekâna döndüğü zaman, yeniden aynı o mekâna döndüğünde yaptığınız bütün tedavilerin hiçbir işe yaramadığını gördük çünkü Oya Bahadır'da biz 18 yaş altı çalışıyoruz, Gülşen Vekilim bunu en iyi bilenlerden bir tanesi, Yeşilay Genel Başkanıyken eşi, beraber intiharları çalışmıştık. Şu an Sağlık Bilimleri Dekanımız aynı zamanda Yeşilay Şube Müdürümüz. Dolayısıyla biz şehre bu gözle bakıyoruz, şehrin yaşam kalitesini, çocuk dostu bir şehir nasıl yapacağız, çocuğu suça iten nedenlerde kentsel planlamayı nasıl planlayacağız? Bu yaptığımız en önemli kentsel dönüşüm alanlarımıza baktığınızda en önemli çalışmalarımızdan bir tanesi oldu."

Hayat Projesi ile birçok çocuğun suç işleme eğilimini azalttıklarını kaydeden Şahin, "Enerjisini spora, GASMEK'e, musikiye, resme, kendine dair ne tür yeteneği varsa ona vereceği mekânsal planlamanın altyapısını hazırlıyor. Bakın, burada, şu anda gördüğünüz yerde, şehirde 10 ayrı birimde Hayat Projesi'ni mahallelerde belirledik, oluşturduk, yeşil alanlarını getirdik. Bakın, Sayın Başkanım, görüyor musunuz? Normalde büyük baktığınız zaman, büyük, makro baktığınız zaman adamı çok korkutuyor ama küçük bakıp, mikro bakıp "Bu çocuğa ne lazım?" diye koyduğunuzda -spor alanı, çocuğun oyun oynayacağı gruplar- "Çocuğa ne lazım?"ı burada planladığınızda önleyici tedbirin çok işe yaradığını ve çocukların bu alanda suça sürüklenme oranının ne kadar düştüğünü de görme fırsatımız oldu. O yüzden bir belediye başkanı olarak çocuklarımızı suçlamaktan daha çok çocuklarımızın erken uyarı sistemine göre suç işleme risklerini azaltacak tedbirleri mekansal planlamayla önce çözmeye çalıştık ve şehri genişlettik kıymetli Başkanım. Yeni uydu şehirler oluşturduk çünkü şehir 500 bin mülteci alınca iki yıl içerisinde organizenin orada 5,5 milyon metrekareye yeni uydu şehirleri -Kuzey Şehir'i ve Güney Şehir'i- yaptık. Yaparken de "Bir çocuğa ne lazım?" bunun hepsinin altyapısını hazırladık. "Bir çocuğa ne lazım?"da en önemli şey yeşil alan çok mühim, park çok önemli, spor tesisleri çok önemli, GASMEK'ler çok önemli. Biz GASMEK'lerin içerisinde kreşinden tutun kütüphanesine, resimden tutun musiki alanına kadar bir çocuğun ne yapmak istiyorsa onu yapacağı planlamayı yaptık yeni uydu şehirlerimizde de. Bu da gördüğünüz şehir planlamalarımızdan bir tanesi" dedi.

Öztürkmen: “Ormanlar yok ediliyor”
Öztürkmen: “Ormanlar yok ediliyor”
İçeriği Görüntüle

Kaynak: Haber Merkezi