Kimileri haddini bilmezliğin sınırını zorlar… Muhatabının suskunluğunun; ağırbaşlılığından, asaletinden geldiğini fark etmeden; çirkinleştikçe çirkinleşir, kendini bir matah sanır.

Küçülür de küçülür. 

Sanılır ki, yaptığı hafifliğin farkında değil.

Hayır!

Kesinlikle her şeyin farkındadır. Çünkü o bir ruh hastasıdır! Bir türlü aşamadığı, onulmaz bir aşağılık duygusunun boyunduruğu altındadır!

Etrafındakilerin alaycı tebessümleri hatta kahkahaları kendine ilaç gibi gelir. Tatmin olmayan bastırılmış duyguları tatmin olmuştur.

Esip gürler! Agresif görünmeye çalışır. Oysa alt tarafı bağlar gazelidir!

Günümüzde de bu tür kendini bilmezlikleri fütursuzca yapan dejenere ruhi bir çöküntü içinde ne yaptığını bilmeyen kişiliksizlerle karşı karşıya kaldığımız oluyor.

Nesillerinin bu ne yaptığını bilmeyenson örneklerinin;  ne önlerinde yürünmeyeceği, ne de arkalarında yürünmeyeceği hatırdan çıkartılmamalıdır.  Çünkü önden yürürsün beklenmedik bir anda köpekleşir ısırır. Arkasında yürürsün katırlaşır tekmeler.

Bu tür dününe özenen, dününün taklitçiliğini yapmaya çalışan ruh hastalarının sözleri kesinlikle önemsenmeli, dikkate alınmamalı, gülünüp geçilmeli.

Bizde bu haddini bilmezler için kullanılan çok anlamlı sözler var. Bunlardan birisi de:

‘’İt’e gem takarsan kendini küheylan at sanır.’’

***

Yorgun dünyamız her şeyiyle yaşamaya değer!

Yorgun dünyamız insanca yaşamak isteyen herkese cennettir, herkese yeter.

Yeter ki savaşlar olmasın, yakımlar olmasın, yıkımlar olmasın. 

Bu cenneti cehennem çeviren, bizleriz. Bizlerin arasından çıkan kimi ruh hastalarının önleyemedikleri hırsları. Bu hasta ruhlu insanların dünyamıza verdikleri zararları tarihin tozlu sayfalarında gördüğümüz gibi günümüzde de görebiliyoruz, göreceğizde…

***

Bugün ülkemizi cehenneme çeviren; anaların babaların, bacıların kardeşlerin, eşlerin yavukluların yüreğini yakan acıları; hırslarına mağlup olmuş birkaç sadist ruhlar yaşatmıyor mu?