Gaziantep'e 4 ay önce geldim. Kucağımda ilk bebeğimle, köy köy dolaştım.
Ben bu şehrin mutfağını bilirim. Gaziantep Doğuş, Pusula, Ekspres ve Gaziantep27'nin birleşerek kurduğu Gazete27'nin eski bir muhabiri olarak, 15 yıldır bu işin içindeyim. Devletimizin okullarında okumuş, devletimizin yetiştirdiği bir gazetecilik öğrencisiyim. Güneydoğu Gazeteciler Cemiyeti üyesiyim. 
Geldiğimde ilk işim Nizip Çayı dosyası oldu. Adına Dosya 011 dedik.
Ne gördük?
Başpınar'dan Hancağız Barajı'na kadar akan çay simsiyahtı. Kıratlı'da, Adaklı'da köylü aynı şeyi söylüyordu: Koku, köpük, ürün kaybı.
Ne yaptık?
Haberden fazlasını yaptık. CİMER'e resmi başvurularımızı yazdık. GASKİ'den, Çevre Bakanlığı'ndan yanıtlar geldi. Bakanlık, "Nizip Çayı Su Kalitesinin İyileştirilmesi Eylem Planı"nın sürdüğünü resmi yazıyla bildirdi.
Sahada kayıt aldık, numune günlerini takip ettik.
Ne başardık?
En somut sonuç bu hafta geldi. Gaziantep OSB, günde 250 bin metreküp kapasiteli dev arıtma tesisi için ihale sürecini başlattı. Bu, yıllardır konuşulan kirlilikte ilk kez bu ölçekte atılmış resmi bir adım.
Bu benim başarım değil. Köylünün ısrarının, kurumların nihayet yanıt vermesinin başarısı.
Dosya 011'i burada kapatıyorum. Mesaj kutumuz "şimdi ne olacak?" diye doluyor. Cevap net: Dosya kapanıyor ama takip bitmiyor.
Gaziantep'ten ayrılmadan bu hafta son kez birkaç köyümüze daha uğrayacağım. Bundan sonra ne yapmanız gerektiğini, bir yurttaş olarak hakkınızı nasıl arayacağınızı tek tek yazacağım.
Ben sizden biriyim. Sesiniz oldum, olmaya devam edeceğim.
Gizem Sezer Aktaş