Liv Sağlıklı Yaşam Merkezi Beslenme ve Diyet Kliniği’nden Tuba Yıldırım, Ramazan’da dengeli beslenmenin her zamankinden daha önemli olduğunu vurguluyor. Yıldırım’a göre gün içinde alınması gereken besin ögelerini üç öğüne bölmek hem metabolizmayı koruyor hem de enerji düşüşünü engelliyor.
Sahur: Metabolizmanın Anahtarı
Sahur yapmanın açlık süresini azalttığını belirten Yıldırım, hafif ama besleyici bir içerik öneriyor.
Yumurta, peynir, ceviz, avokado ve mevsim söğüşleri veya yoğurt, yulaf, taze meyve ve çiğ kuruyemişlerden oluşan bir kâse bu tür tercihler gün boyu tokluk süresini uzatıyor ve kan şekerini dengeliyor.
İftar: Yavaş ve Dengeli Başlayın
Orucu hurma ve suyla açtıktan sonra çorba ve salata ile devam etmek, mideyi ana yemeğe hazırlıyor. Uzun süren açlığın ardından hızlı ve fazla yemek; ani tansiyon ve şeker yükselmelerine neden olabiliyor. Bu nedenle iftardan sahura kadar öğünleri bölerek tüketmek öneriliyor.
Tatlı tüketimi ise iftardan hemen sonra değil, 1-2 saat sonra ara öğün şeklinde yapılmalı. Hafif sütlü tatlılar daha sağlıklı bir seçenek olurken, kahve ve hurma ikilisi tatlı isteğini dengelemeye yardımcı olabiliyor.
Su ve Hareket Şart
Ramazan’da azalan hareketlilik sindirim sistemini yavaşlatabiliyor. İftardan yaklaşık bir saat sonra yapılacak hafif tempolu yürüyüş sindirimi destekliyor. Ayrıca iftar ile sahur arasında en az 2 litre su içmek büyük önem taşıyor. Bir şişe sade maden suyu ve bitki çayı da sindirime katkı sağlıyor.
Ramazan’ı hem ibadet hem de sağlık açısından verimli geçirmek için anahtar kelime: denge...



