2022 yılına büyük umutlarla girmiştik. Korona virüs azalmıştı. Hayat normale dönüyordu. Fakat beklediğimiz gibi bir yıl olmadı. Her yeni gelen yıl felaketleri ile geldi.
Çocuklar anneleri tarafından ya öldü ya ölüme sürüklendi. Hayvanlarımız işkence gördü. Evladı tarafından bir anne başı kesilerek sokağa atıldı. Sorumsuz şoför yüzünden 16 tane insan hayatını kaybetti. Hayatını kaybedenler arasında çok sevdiğim bu dünyada eşi benzeri olmayan iki insanı da kaybettim. Bunun gibi bir çok felaket yaşandı.
İnsanlarda psikoloji diye bir şey kalmamış. Hemen hemen her gün bir maganda ya bir yere tüfekler ile baskın yapıyor ya da araç içerisinde insanlara kurşun yağdırıyor.
Uyuşturucu belası aldı başını gidiyor ve sadece kendilerine değil çevreye de birçok zarar veriyorlar. Emniyet güçleri bu suçlulara göz açtırmasalar da, her geçen gün yenileri ortaya çıkıyor. Ne kadar toplasalar da topladıkları kadar artıyor bu illet.
Bu kadar felaketin üzerine yeni yıldan nasıl bir umutlu bekleyiş içerisinde olabiliriz. İstanbul’da bir Pazar gezisine çıkan kişiler, evlerine dönemediler. Her an bir yerde bomba patlayacak şüphesi ile geziyoruz. Her insana acaba bu da terörist olabilir mi diye şüphe ile bakıyoruz.
O yüzden 2023 yılından umudumuzu kestik. Daha ne tür felaketler ile karşılaşacağız acaba diye düşünmekten kendimizi alıkoyamıyoruz.