Arka planda “Evde kalsın kızlar” sözleriyle söylenen bir ilahi. Kadının yeri olarak dört duvar arası gösteriliyor.
Her yıl 23 Nisan geldiğinde meydanlar süslenir, çocuklar şiirler okur, koltuklar sembolik olarak onlara devredilir. Gururlanırız… Çünkü bu bayram, dünyada eşi benzeri olmayan bir armağandır. 23 Nisan...
Bir ülke düşünün… Sabah uyanır uyanmaz ilk refleksi kahve yapmak değil, fiyatlara bakmak olan bir ülke.
Gaziantep’te günlerdir süren bir tartışma var: baklava. Bir şehrin gündemi, meclis kürsüsünden sokak sohbetlerine kadar uzanan bir “baklava” tartışmasına sıkışmış durumda.
Bugün 8 Mart… Aylardan Mart, günlerden Pazar. Dünya Emekçi Kadınlar Günü.
Bugün Şehitkamil Belediyesi Meclisi’nin kapısında X-ray cihazı var. Güvenlik kontrolü var. Liste var. Sınırlama var. Peki sorun çözüldü mü?
Bizi kimler yönetiyor, ülkeyi kimlere emanet ettik? Toplum olarak ekonomiden şikâyet ediyoruz. Yozlaşmadan, adaletsizlikten, ortaöğretime kadar inen madde bağımlılığından, sahtekârlıklardan, mafyalaş...
Sevgi nedir? İnsan sevildiğini nasıl anlar? Takvimde kırmızıyla işaretlenmiş bir günden mi anlar sevildiğini?
Dolu vitrinler, boş gelecekler… Türkiye, refah değil belirsizlik dönemlerinin tüketim refleksi olan “kırmızı ruj etkisi”ni yaşıyor.
Gün geçtikçe sayıları artan ve cesaretlenen bu “sarıklı” gruplar gerçekten şeriat mı istiyor, yoksa ülkede kaos çıkarıp bölücülük mü peşindeler?
Bu bağlantı sizi https://www.gazeteekspres.com dışındaki bir siteye yönlendiriyor.