Bugünlerde nerden geldi de dilime takıldı şu türkü:

“Sendeki Kaşlar Bende De Olaydı Vay
Kaşları Senden Rastığı Benden
Ela Gözlü Küçük Hanım Da
Ayrılmam Ben Senden

Sendeki Gözler Bende De Olaydı Vay
Gözleri Senden Sürmesi Benden
Ela Gözlü Küçük Hanım Da
Ayrılmam Ben Senden

Sendeki Saçlar Bende De Olaydı Vay
Saçları Senden Tarağı Benden
Ela Gözlü Küçük Hanım Da
Ayrılmam Ben Senden…”

Bugünkü yazıma yukarıdaki sabah müziğinden sonra Ressamın yolladığı bir fıkrayla başlamak istiyorum:

Napoyon ikinci defa dünyaya geldiğinde ilk ziyaretini ABD Başkanı Obama’ya yapmış. Beyaz saray’ın Oval Salonda buluşup sohbeti koyulaştırdıklarında bir ara Napoyon cuşa gelip eylemiş:

Ey Obama Obama… Senin siyasetini öğrendikten sonra güvenemez oldum babama… Sendeki bu sivrisinek siyaseti bende olaydı, ben zamanında Waterloo Savaşında yenilmezdim.

Napolyon ikinci ziyaretini Rusya Devlet Başkanı Putun’e yapmış. Kızıl Sarayda buluşup sohbeti koyulaştırdıklarında bir ara Napoyon elini kulağına atarak cuşa gelip eylemiş:

Ey Putin yoldaş Putin yoldaş, Anladım ki sana güvenenin işi yaş. Sendeki KGB örgütü bende olsaydı, Waterloo Savaşında yenilmezdi Napolyon arkadaş.

Son ziyaretini Türkiye Başbakanı Tayip beye yapan Napolyon deriiin derin iç çektikten sonra söylemiş:

Ey Tayyip Bey Tayyip Bey! Dün neydin, bugün ne oldun hey! Eğer sendeki bu basın bende olsaydı, vallahi de billahi de Waterloo savaşını kaybettiğimi hiç kimse duyamazdı.

***

Fıkradan geçelim kafa şişirmece yazımıza:

Hani birinin bir tek gemiciği vardı ya… O gemiciğin kardeşleri olmuş. Sayısı daha şimdiden dörde ulaşmış. Cenabı mevlam izin verirse, inşallah yakında bu sayı 12’ye yükselecek, böylece bir filocuk meydana gelecekmiş.

Bu gemicikler, fesat ressamlara göre, geminin satış değerinin 2 katını aşan akaryakıtıyla birlikte veriliyormuş. “Bu gemicikler nasıl çoğalıyorlar böyle,” diye boşuna kafa yormayın.

Fazla akaryakıt satılıyor, gemiciğin borcu ödeniyor. Artan akaryakıtla da yeni gemicikler alınıyor. Nasıl olsa onların depoları da boş değil.

Valla bütün bunları ben uydurmuyorum. Vebali günahı ressamın boynuna. İnternette bir de “Ulusa Serzeniş” var. Goole’a girip böyle yazarsanız karşınıza bir sürü CD çıkıyor. Onları tıklayıp dinleyin. Hem yalancıların iftiralarını öğrenmiş olursunuz hem de bol bol gülersiniz.

Teşekkürler Sevgili Başbakanım, bizlere tanıdığın demokrasi özgürlüğü için… İsteseydin, google’u da, You Tube’u da batırırdın. Biz de bunları okuma, izleme, öğrenme şansından mahrum kalırdık.

Bunun da adı anti demokasi olmazdı herhalde. Olsa olsa “Amiral Battı” olurdu. Peki batan bu amiral kim?

Siz sorumun yanıtını düyünedurun, biz şimdi gelelim yazımızın başındaki türküyü tornistan edip söylemeye:

Sendeki baba bende de olaydı vay
Gemiciği senden, yakıtı benden
Ela Gözlü Küçük bey de
Ayrılmaz filocuğundan…