Dünyada Futbol sektörü her geçen gün gelişirken maalesef ülkemizde geriye gidiyor.

Bunun temel sebebi ise kural koyucunun maddi kaygıları ve sektörün önemli unsurlarından futbolcu ve teknik yapının yanlış kurgulanması.

Bir ülkede futbol yayıncı kuruluşun istekleri ve çıkarları doğrultusunda kurgulanırsa o ülkeden bir gelişim hamlesi beklemek çok zorlaşır.

Cumartesi gecesi sahada futbol adına hiç bir şey izlemedik. Ama bir sürü kayırma, kandırma ve kollama seyrettik.

İğneyi kendimize batıracak olursak şöyle diyebiliriz, “biz futbol fakiri bir takımız” İlk yarıda toplanan 24 puanın arkasına sığınıp yolumuza bakıyoruz. Rakip açısından bakarsak 1 pozisyonla 2 gol atarak galip geldi. Ama onun sığınacağı bir liman vardı ve zaten onun sayesinde de puanları aldı gitti.

Eğer futbolun ilerlemesini istiyorsak Kural koyucu her anlamda kendini yeniden gözden geçirmelidir.

Bir de işin teknik boyutu var. Ersun Yanal’ın ne yaptığı beni pek ilgilendirmiyor. Ama mösyö Sumudica’nın parmağı beni acayip rahatsız etti. Bir muhabir arkadaşımız (ki kendisini tanıdığım günden beri hayatının en önemli öznesi Gaziantep ve futboldur.) bir haber yapıyor. Bu haber sayın Sumudica ile ilgili. Doğruluğu yanlışlığını ayrıca tartışırız. Gel gelelim bu haberden rahatsız olan mösyö kaybettiği bir maçın basın toplantısında arkadaşımızı hedef göstererek ulusal kanalda şehri malzeme ediyor. Avrupa’nın en iyi iki avukatını getirip dava açacakmış. Olur en doğal hakkın. Ama bunu yapacak adam canlı yayında parmağını sallaya sallaya bu basın emekçisi kardeşimize hakaret edemez. Bakın neden sizin hakkınızda böyle bir haber yapıldı da 20 yıldır köşe yazan bu muhabir arkadaş başka hiç kimseye böyle bir haber yapmadı?  Demek ki bir bilgi almış ve onu paylaşmış. Ha yalan haberse zaten hukuk karşısında bunun cezasını verecektir. Peki ya değilse? Ayrıca size gık demeyen yöneticiler sayesinde  hala bize parmak sallayabildiğinizi de kamuoyunun bilmesini rica ederim. Her basın toplantınız olay olmak zorunda mı? Ayrıca sizi uyaran her hangi bir yöneticimiz yok mu? Bu nasıl bir hegemonyadır anlamış değilim. Tamam yönetimin içinde futbolun teknik ve taktik varyasyonlarını çok iyi bilmeyen bir sürü üye olabilir. Ama eminim ki çoğu protokol ve nezaket kurallarını sizden iyi biliyordur mösyö.

Eyüp Özkan “bal tutan parmağını yalar “ ana fikrinde bir iddia ortaya atmıştır. Gel gelelim siz “bal tutan parmağı” bize “kafa tutan parmak” haline getiremezsiniz.

Yapılması gereken şey şehirden özür dilemeniz ve size emanet edilen takımı en iyi yerlere getirmenizdir.

Ha sonrasında 2 avukatla mı açarsınız 8 avukatla mı açarsınız orası size kalmak kaydı ile davanızı açmak isterseniz açarsınız.

Lakinnnn, ya Eyüp Özkan haklıysa o zaman ne yapacaksınız BAY PARMAK?