Düşün
Bir çiftlikte yaşayan dolap beygiri sürekli olarak bağlandığı yerde dönerek su çekermiş. Sahibi ise devamlı olarak bu beygiri kamçılarmış. Dolap beygiri hayatından bezmiş ve çalışmak istemez hale gelmiş. Bir zaman sonra o çiftliği başka biri satın almış. Dolap beygirinin yanına gelerek,
"Merak etme. Seni asla kamçılamayacağım" demiş. Dolap beygiri buna çok sevinmiş.
Yeni sahibi gerçekten onu hiç kamçılamamış. Sadece dolap beygirinin boynuna bir ip, ipin ucuna da bir tutam ot bağlamış. Dolap beygiri otları yiyebilmek için "dönmüş, dönmüş, dönmüş... Ancak yıllar geçmesine rağmen önünde sallanan ota bir türlü ulaşamamış.
İnsanlık tarihi boyunca kesinleşmiş bir hedefi olan insanlar, hedeflerine ulaşmak için, hedefleri olmayan insan ve toplumlardan yararlanmışlar, bunu yaparken bazen sopa bazen da havuç taktiği kullanmışlardır. Ancak yöntem ne olursa olsun kendilerine ait hedefleri olmayan insanlar veya topluluklar, hedefleri olan insanların amaçları doğrultusunda çalışmaya mahkûmdurlar.
Ne istediğinizi bilmiyorsanız, ne istediğini bilen birilerinin istekleri doğrultusunda hareket ettiğinizi geç de olsa fark edersiniz.
**
Hisset
Bir Aşka Vuran Güneş...
Öyle sevdalar vardır, biter biter başlar;
Buruk tatlar vardır, ağızda sürüp giden;
Bir aska vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz akşamı buhurdan gibi tüten
Hanım ellerinin morumsu buğusunda,
Bekliyor bahçemize donuk balkonunda,
Sarmaşık gülleri kokladıkça kırmızı,
Hüzünler, Japon fenerleri arasında.
Öyle günler var, öyle anlar, hiç bitmeyen!
Nasıl bir ışık emmişler ki sevginizden,
Ansızın başka bir yüzle güzel, kopmuşlar
Büyük Irmak'tan, ayrı düşmüşler desteden,
Yağmışlar ilkyaz yağmurlarınca ve özlem
Açmış yaban çiçeklerini tarlanızda.
Olumsuz günler onlar, bir hiçle beslenen;
Zaman dişi güvercinler, uçma bilmeyen;
Uzay ötesi ovalar, ayak değmemiş;
Başka bir mevsim, başka bir dal, başka yemiş.
Esrir kim basa o toprağa ve kim tatsa
O yemişten. Balla dolar testi, açılır
Açılmayan kilit, çiçeğe durur badem,
Dolanır bilgelikle mutluluk yüreğe.
Ak bir bulut bekler üstünüzde havada,
Kuşlar iner, devinme birden bitiverir,
Çıt çıkmaz evrenden. İşte ortadasınız,
Havuz, ağaç, deniz, ne varsa size göre.
İşte aydınlarda, çekilmiştir bir resim
Gibi kalır aklınızda, gölgesiz, duru,
Küçük bir bahçede susar gibi yaparak
Karşılıklı gizemlere daldığınız gün.
OKTAY RIFAT
**
**
Gülümse
İKRAMİYE
Biletine büyük ikramiye çıkan Temel'i üç ay sonra bakkal kasap ve borçlu olduğu diğer esnaf yolda çevirmiş.
-Ula Temel, sana büyük ikramiye çıktığı halde üç aydır niye borcunu ödemeysun?
Temel sırıtarak yanıtlamış : -"Zencun oldi, değişti demesunlar."
**
Kulağına küpe olsun
‘‘Aynı şeyi defalarca yapıp farklı sonuç almayı uman kişiye aptal denir. Dâhiliğin bile mutlak bir sınırı varken aptallığın asla. En kötüsü de dünya onlarla doludur.’’
Albert Einstein
**