İnsan kimi olguları kendisi için İDOL yapar:
Tapar, sever, sayar.
Saygı duyarım, saygı duymalıyız.
***
Bir söz var:
“KÖR GİDER YOL GİDER” diye.
Bunun anlamı kör yolda yürür, ama sadece yürür. Ne yolunun üstündeki harika güzellikleri görür, ne pislikleri. Sadece yürür.
***
İşte bu idol izimde de izlenecek yol, körün hesabı olmamalı.
Kişi idolü uğruna fanatikleşmişse; her şeyini vermeye, anasından babasından, çoluk çocuğundan vazgeçer hale gelmişse: Gerekleri görmeyecek kadar kör olmalı değil. Yürüdüğü yolların güzelliklerini de, çamurunu çirkefini de görmeli. Bütün bunları görmemekte ısrar insanı felakete götürür.
***
Taptığın idolünün, yoluna başını koyduğun, uğrunda ölüme hazır olduğun idolün, o eski yol gösterici, yönlendirici, şefkatli vasfını kayıp etmiş ise ve sen bütün bu gerçekleri görmemekte ısrar ediyorsan, hem sana yazık hem etkisi altında kalan diğerlerine.
***
Dünkü idolünle bu günkü idolünü bir karşılaştır.
Neden başını ellerinin arasına koyarak düşünmüyorsun? Dünle bu günü karşılaştırmıyorsun?
Dünkü idolün sana yalan söyler miydi? Yol gösterirken seni başka başka yollara saptırır mıydı? Mantık dışı işle yapar mıydı?
Neden bütün bunların bir muhasebesini yapmıyorsun? Bu, bu kadar zor mu? yoksa gerçekleri görmekten mi korkuyorsun?
Yoksa…
Yalından olacağından mı korkuyorsun. Rabbena, hep bana, hep bananın biteceğinden mi?
***
Cümle alem bu günlerde ayakta.
Envaitürlü yolsuzluklar, yalanlar, dolanlar, ayrımcılıklar, nüfuz kullanmalar ayyuka çıkarken sen bütün bunları görmemeye, duymamaya devam ediyorsan.
Yalan ya da yanlışsa…
Bilemiyorum…