Özgürce
Sıcak çok sıcak…
Gaziantep resmen çöl sıcakları yaşıyor. Gündüz dışarı çıkmanız gerektiyse yandınız. Bu hem gerçek anlamda yandınız. Hem de mecazi anlamda…
Kavruluyorsunuz.
Gölge yerlerde serinlemeye çalışmaktan on dakikalık yol, yarım saat oluyor.
Eskilerin yaz mevsiminin en sıcak ve boğucu günlerini ifade etmek için kullandığı eyyam-ı bahur, yurdun her tarafında etkili olacakmış. Meteoroloji uzmanları bunu söylüyor.
Bize de dikkatli olmak, güneşe çarpılmamak gerekiyor.
Bunun içinde uzman uyarılarını dikkate almak lazım. Bakın uzmanlar ne diyor?
“Sıcak hava dalgasından etkilenmemek için saat 10.00 ila 16.00 arasında mümkün olduğu kadar güneşten uzak durulması, gölgenin tercih edilmesi, şapka kullanılması, güneş koruyucu sürülmesi ve cildin örtülmesi gibi önlemler alınabilir. Sıcak hava dalgalarından kötü bir şekilde etkilenmek istemiyorsanız, gölgede, hafif, sulu ve yavaş bir yaşam sürdürmeye dikkat edin."
Uzmanları dinlemek lazım.
Sevgili patronlar bizi 10:00-16:00 saatleri arasında habere yollamayın.
ÖZGÜR ZOR
///
H
8.10 Vapuru
Sesinde ne var biliyor musun?
Bir bahçenin ortası var
Mavi ipek kış çiçeği
Sigara içmek için
Üst kata çıkıyorsun
Sesinde ne var biliyor musun?
Uykusuz Türkçe var
İşinden memnun değilsin
Bu kenti sevmiyorsun
Bir adam gazetesini katlar
Sesinde ne var biliyor musun?
Eski öpüşler var
Banyonun buzlu camı
Birkaç gün görünmedin
Okul şarkıları var
Sesinde ne var biliyor musun?
Ev dağınıklığı var
İki de bir elini başına götürüp
Rüzgarda dağılan yalnızlığını
Düzeltiyorsun
Sesinde ne var biliyor musun?
Söylemediğin sözcükler var
Küçücük şeyler belki
Ama günün bu saatinde
Anıt gibi dururlar
Sesinde ne var biliyor musun?
Söylenmemiş sözcükler var
Cemal Süreya
////////////
Gülümse
Sanane
Bir gün Nasrettin Hoca pazarda ilerliyormuş. Komşusu:
-Hoca, bak bir tepsi baklava geçiyor” demiş.Hoca umursamazlıkla:
-Banane, demiş.
Komşusu:
-Ama baklava tepsisi sizin eve gidiyordu!demiş. Hoca aynı umursamazlıkla:
-O zaman sanane!
/////////
Kulağına küpe olsun
Basit kadın; güzel olmayı zeki olmaya tercih eder. Çünkü basit erkekte zekayı anlayacak kafa değil, güzelliği görecek göz vardır.
Anton Çehov