Anneliği hatırlatan, anne emeğini ve fedakârlığını görünür kılan her gün elbette saygıya değerdir. İnsan hayatında annenin yeri ve önemi tartışılmazdır. Bu nedenle toplumların annelerin òzverisini anmak istemesi, anlaşılabilir bir minnet ifadesidir. Ancak bazı günlerin ortaya çıkış hikâyesi ile bugün geldiği nokta arasında ciddi farklar olduğunu da hatırlamak gerekir.
Modern anlamdaki Anneler Günü’nün mimarı, Amerikalı Anna Jarvis’tir. Jarvis, 1905 yılında annesi Ann Reeves Jarvis’i kaybettikten sonra, onun anısını yaşatmak ve annelerin fedakârlığını onurlandırmak amacıyla özel bir gün oluşturulması için mücadele verdi.
İlk Anneler Günü kutlamasını ise 10 Mayıs 1908’de, annesinin bağlı bulunduğu Andrews Methodist Episcopal Church’te, Batı Virginia’nın Grafton kentinde düzenledi. O gün katılımcılara beyaz karanfiller dağıttı. Çünkü annesi beyaz karanfili çok severdi. Ardından yoğun mektuplaşmalar, kampanyalar ve siyasi girişimlerle bu özel günün ulusal çapta kabul edilmesi için yıllarca mücadele etti.
Nitekim 1914 yılında dönemin ABD Başkanı Woodrow Wilson tarafından Anneler Günü resmî tatil ilan edildi ve mayıs ayının ikinci pazarı olarak kabul edildi. Fakat işin en dikkat çekici yanı da burada başladı.
Anna Jarvis, kısa süre sonra bu özel günün amacından uzaklaştığını düşündü. Çiçek şirketleri, kart üreticileri ve çeşitli ticari çevreler Anneler Günü’nü büyük bir ekonomik faaliyete dönüştürdü.
Jarvis ise buna sert tepki gösterdi. Hatta ömrünün son yıllarını, kendi ortaya çıkmasına vesile olduğu bu günün iptal edilmesi için mücadele ederek geçirdi.
Hayat Adil Değil
Hayat bazen, insana kendi yazdığı hikâyeyi bile geri almak için mücadele etmesine yol açabiliyor.. Öte yandan, annesini ya da babasını kaybetmiş insanlar için bu tür günlerin sevinçten çok hüzün taşıdığı da bir gerçektir. Toplumun ortak kutlamaları bazı kalplerde derin yaraları yeniden hatırlatabilir. Bu nedenle böylesi günler bir kesim için yalnızca ticari, tüketim odaklı bir bakışla yaklaşırken diger kesim için bugünü nasıl karşılayacağını ,stresle bekler. Ez cümle “Bazı günler kimi kesimler tarafından çiçeklerle karşılanırken, bazı yüreklerde ise eski bir yaranın külü yeniden canlanır" Bu nedenle bu tür günlere, daha insani ve daha hassas bir yerden bakmak gerekir.
Açıkçası; Anneler Günü, Babalar Günü, Kadınlar Günü, ya da benzeri birçok özel günün zamanla büyük ölçüde ticari bir zemine taşındığını düşünüyorum. Bu nedenle şahsen çok sıcak bakabildiğimi söyleyemem.
Buna karşılık, milletimizin ortak ruhunu ve bağımsızlık bilincini taşıyan; Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün çocuklara armağan ettiği 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı ile gençliğe emanet ettiği 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı çok daha anlamlı ve kıymetli buluyorum. Çünkü bu bayramlar yalnızca bir tüketim günü değil; tarih, mücadele, bağımsızlık ve gelecek idealinin sembolüdür.
Yine de gelenek yerini bulsun…
Tüm annelerin Anneler Günü’nü saygıyla kutluyorum.