Yeni sezonun ilk düdüğü çaldığında herkesin kafasında aynı soru vardı: Gaziantep FK bu sezon bize ne vaat ediyor?

Alanyaspor maçı bu sorunun cevabı için elbette çok erken olabilir. Ama bazı işaretleri de görmek için 34 haftayı beklemeye gerek yok. Çünkü Gaziantep FK’yı canla başla oynayan göremedik. Tam aksine sanki kamp dönemi yapmamış, oyuncular birbirini ilk kez görmüş gibiler… Sorescu’nun bireysel başarısı ile beraberlik golü haricinde pek de bir şey izleyemedik. Nitekim Bacuna’nın net kaçırdığı pozisyon, Camara’nın aşırı bireysel oynaması ve yanlış pas tercihleri gibi pozisyonlarda işin cabası…

Alınan bir puanı küçümsemek olmaz. Kaybedilen iki puanın analizini yapmak gerekir. Eğer hedef gerçekten vaat edilen gibi yukarılara oynamak ise; bu oyun anlayışı ve bu kadroyla bu iş olmaz. Boş yere umutlanmaya gerek yoktur.

Yeni transferlerin ilk izlenimi değerlendirecek olursak; bu şehrin toprağından mı kanında mı var? kaleci işi bizde hep tutuyor. Lakin sol kanat krizimiz devam etmektedir. Stefan umut vermedi. Umarım adaptasyon sürecinden kaynaklıdır. Stewart ve Meleke umut verenlerden oldu. Birkaç maç sonra daha da net şeyler konuşabiliriz.

Mirel Radoi ilk puanıyla tanıştı. Görünen o ki bu adam bu takıma bir şey katmadı. Özellikle kamp döneminden sonra beklentimiz vardı. Lakin beklentilerimizin altında kaldı. Kamp döneminde ne yaptınız hocam demeden geçemiyorum? Oyun içinde sakatlanıp, çıkanlar ve maç sonunda yere yığılan oyuncuları gördük. Hani böyle üst düzey mücadele eden bir takımda izlemedik. Kamp döneminde ne yaptınız hocam? Ve belirtmek isterim ki oyuncuların kondisyonu yoktur. Kondisyon yüklemesi yapmıyor musunuz? Buna ek olarak oyuncuların pas tercihleri hususunda daha doğru tercihleri yapması gerekir. Ve bencil oyundan vazgeçmeliler.

Gaziantep FK yönetimi transferi kapattığını söyledi ama umarım bu karardan vazgeçerler. Çünkü bu kanatlarla bu sistem olmaz. Bu hususu tekrar masaya yatırmanız gereklidir.

Şimdi gözler Eyüpspor maçına çevrildi. Çıkış maçı olmasını diliyorum.

Mutlu haftalar