Sivil toplum örgütleri, partiler, Anadolu’da örgütlenirken ilk etapta o şehirde bir temsilci belirlerler. O temsilci, şehirdeki örgütlenmeyi sağlayıp, şubeleşme sürecini başlatır. Belirli bir üye sayısına ulaşınca da kendi içinde kongrelerini yaparak yönetimlerini oluşturur.
Yeterli üye sayısına ulaşılamayınca, dernek o şehirde temsilci derecesinde teslim edilir.
Mesela Gaziantep’te bazı meslek odaları, bir spor yazarları derneği, temsilcilik düzeyinde temsil edilmektedirler.
**
Temsilcilikleri, STK merkezlerinin şehirdeki irtibat noktası olarak düşünebilirsiniz.
Temsilci, örgütlenmeyi sağlayabilirse, şubeleşir, yönetimi oluşur, kendi şehrindeki karar mekanizmasında söz sahibi olur.
Aksi takdirde, temsilci olarak Genel Merkez’in kararlarını uygulayan bir yapı halinde çalışır. Seçilme şansı yoktur, atama ile görev yapar. Ne zaman görevden alınacağına da Genel Merkez karar verir.
Yani ipler her zaman Genel Merkez’in elindedir.
**
Nereden girdin bu temsilcilik konusuna diyorsunuz, sanırım.
Belki CHP Geçici İl Başkanı Neşet Uçar, bu söylediklerime üzülecek, kırılacak. Ancak bir gazeteci olarak, bunları dile getirmek de benim görevim.
CHP Genel Merkezi, 17 bin üyesi bulunan Gaziantep’te, örgütü temsilcilik seviyesine düşürmüştür. Ayrıca 17 bin içerisinden il ve 9 ilçe yönetiminde görevlendirecek kişi bulamayarak ya da bulmayarak, üyeleri de rencide etmiştir.
13 aydır boş kalan yönetimleri oluşturmak yerine, 7 kişilik temsil heyeti ile 2 milyon nüfuslu şehirde organize olmaya çalışmaktadır.
Ne yazık ki CHP’liliği tartışılmayacak Neşet Uçar’ı il başkanı değil de bir temsilci gibi kullanarak ona da büyük haksızlık etmektedir.
Belki de çok iyi yapacağı il başkanlığı görevini, daha başlamadan baltalayan, Neşet Uçar’ı tartışmaya açan, bizzat Genel Merkez yöneticilerinin kendileridir.
Tabii Sayın Uçar’ın da artık buna bir “dur” deme zamanı gelmiştir.
**
Belediye başkanları Gaziantep’te toplanır, Gaziantep örgütü organizasyonda misafir seviyesinde kendine yer bulur.
Ne yapılacağına ne edileceğine Genel Merkez yöneticileri karar verir.
CHP Genel Başkanı Gaziantep’te gelir, kanaat önderleri ile toplantı yapar. Organizasyonun arkasında yine Genel Merkez yöneticileri vardır. Gaziantep örgütü, yine bilgilendirilmez, fikri alınmaz.
Gaziantep’teki temsil heyetine, “ben yaptım oldu” şeklinde bilgi vermekle yetinilir. Toplantının yapılacağı yer bilgisi bile sağlıklı olarak örgütle paylaşılamaz. Şato’da denilir, Kalender Plaza’da toplanılır. Ve sonuçta toplantıdan Genel Başkan memnun ayrılmaz.
**
13 ay önce Gaziantep’te il ve ilçe yönetimlerini görevden alan CHP Genel Merkezi, hala neden görevden aldığını bile net olarak açıklamadığı süreçle ilgili, sürekli olarak “Gaziantep’te sorun çok büyük” sakızını ağzından düşürmemektedir.
Evet, Gaziantep’te kemikleşmiş sorunlar vardı.
Evet, Gaziantep’teki bu sorunlara neşter vurulması gerekiyordu.
Evet, bunun Genel Merkez tarafından yapılması gerekiyordu.
Bir işletmede, bir dernekte, bir partide, bir organizasyonda, bir birim sorunlu ve sıkıntı yaratıyorsa, üst yönetim anında müdahale etmek zorundadır.
O birimdeki sıkıntı çözülmezse, bu sorun bütün organizasyona sirayet eder ve bir kangren gibi bütün yapıyı sarar.
**
Ancaak…
Yine bir işletmede, bir dernekte, bir partide, bir organizasyonda üst yönetim, müdahale ettiği birimde 13 ayda yeni bir düzen sağlayamıyorsa, artık kendine bakma, kendini sorgulama zamanı gelmiştir.
13 ayda sıkıntıyı gideremeyen, sorunu çözemeyen yönetim, başarısız bir yönetimdir. Süreci yönetmeyi becerememiştir.
Eğer bu yönetim bir ticari işletmedeyse, zaman geçirilmeden işlerine son verileceğinden hiç şüpheniz olmasın.
**
Gaziantep’te 13 ayda sıkıntıyı çözemeyen,
İpleri elinde tutmak adına Gaziantep İl Başkanlığı’nı İl Temsilciliği seviyesine düşüren,
CHP Genel Merkez yöneticilerinin, “Gaziantep’te sorun var” deme hakkı kalmamıştır.
Artık sorun, Gaziantep örgütü değil, bu işten sorumlu genel başkan yardımcılarıdır.
Ve Gaziantep’i değil, onları konuşmanın zamanı gelmiş de geçmektedir.