Başkalarına Hayır, Kendinize Evet Demeyi Denediniz mi?

Sevgili Dostlar,

Denemediyseniz deneyin lütfen. Çok iyi geliyor. Kendinize EVET, başkalarına HAYIR deyin. Bakalım hayatınızda nasıl bir fark yaratacak?

Benden koçluk alan birkaç müşterimin çözüme ulaştırmak istedikleri ortak bir konu bu. Şöyle diyorlar;

“Başkalarını mutlu etmeye çalışırken kendimi bir kenara attım. Sandım ki başkalarını mutlu edince beni sevecekler ve desteğe ihtiyacım olduğunda koşarak gelecekler. Veya onlara yardım etmezsem onları yarı yolda bırakmış gibi hissediyorum ve onlar için endişeleniyorum. Ancak birkaç deneyimim sonucu gördüm ki yaptığım yardımların pek de ehemmiyeti yokmuş. İhtiyacım olduğu anda kendimi yapayalnız buldum. Bana benden başkasından hayır gelmezmiş!”

Koçluk aracının ne işe yaradığını hatırlayalım: Koçluk kişiye, A noktasından B noktasına giderkenki değişim yolculuğunda yoldaş olur. Kişiyi olduğu yerde karşılar ve kişiyle birlikte bu yolculuk esnasında dans eder. Her bireyin konularının çözümünün yine bireyin kendisinde olduğuna sarsılmaz bir inancı vardır. Her birey, içindeki benzersiz potansiyeliyle her tür konusuna çözüm bulma yetisine sahiptir. Koçluk süreci, bir takım yöntemler ve araçlar kullanarak bireye değişim yolculuğunda yardım eder ve hedeflerine ulaşmasını sağlar.

Tanımdan da anlaşılacağı üzere, profesyonel koçlar olarak mottomuz sizsiniz ve sizin içinizdeki cevher. Hal böyleyken, ilk ve en önemli atmanız gereken adım, içinizdeki cevheri, yani en ehemmiyet verdiğiniz değerleri keşfetmek ve bunları parlatmak. Onlara  “seni seviyorum” demek. Yeri geldiğinde sırtını sıvazlayıp  “çok iyi iş çıkardın, aferin sana!” demek. Bu cevherin daha da parlaması için ne gerekiyorsa ona kocaman bir  EVET  demek.

Yaşantımız boyunca birçok roller üstleniyoruz. Ebeveyn, çalışan, patron, yönetici, ev hanımı, kardeş, çocuk, akademisyen, vb. Tüm bu roller bir taraftan bize keyif verirken diğer taraftan birçok sorumluluk getiriyor. Üstlendiğimiz rollerden ekseriyetle keyif alabilmemizin, rollerimizin getirdiği sorumluluklar altında ezilmememizin yegane yolu kendi ihtiyaçlarımızı önceliklendirmek ve kendimize şefkat göstermekten geçiyor. Uçak kalkmadan evvel oksijen maskeleriyle ilgili yapılan anonstaki gibi. “Oksijen maskeleri düştüğünde önce kendi maskenizi takın. Sonra çocuğunuzun maskesini takın.” Çünkü siz oksijen alabildiğiniz takdirde kolaylıkla çocuğunuzun da maskesini takabilirsiniz. İşte kendinize ve içinizdeki cevhere, değerlerinize diyeceğiniz EVET, sizin en elzem oksijen kaynağınız.

Kendinize şefkat göstermenizi engelleyen neler olabilir? Müşterilerimden duyduğum ve bizzat deneyimlediğim birkaç sebep var. Bazıları şöyle; değersizlik hissi, özüne güvenmeme, elalemin ne diyeceği korkusu, sorumlulukların baskısı, zaman darlığı. Size de tanıdık geliyor mu bu sebepler? Çoğu zaman kendimizi  “elalem”  in başarı kriterleri üzerinden değerlendiriyoruz ve kendimizi sınıfta bırakıyoruz. Çünkü  “elalem”, toplum tarafından genelgeçer kabul görmüş kriterlerin herkesin doğrusu olduğu varsayımından yola çıkar. Halbuki siz eşsizsiniz. Sizin için neyin doğru, neyin iyi olduğuna ancak ve ancak siz karar verebilirsiniz. Gerçek şu ki dünya üzerindeki her bireyin yolculuğu diğerinden farklı. Aynı parmak izi gibi. Eşsiz. Sizin değerleriniz, sizin ruhunuzun parmak izleridir. Benzersiz. Dolayısıyla kendinize, değerlerinize EVET demenin birinci kuralı  “elalem”  mafyasına bir parça kulak tıkamaktan geçiyor.

Zaman darlığı ve sorumlulukların baskısı hepimiz için geçerli. Etrafınızdaki insanlara bakın lütfen. Bazıları zamana karşı yarışta bitap ve perişan hale düşerken bazıları yarıştan zaferle ayrılıyor. İkisi için de gün 24 saat. Aralarındaki fark, EVET-HAYIR cevaplarını kime verdiklerinden kaynaklanıyor. Kendi ihtiyaçlarını önceliklendiren kişi ihtiyacı olan oksijeni alabildiği için günü dingin ve huzurlu bitiriyor. Zamanla yarışmıyor, zamanla barışık. Başkalarının ihtiyaçlarını kendisininkilerin önüne koyan kişi ise gün bittiğinde bakmış ki kendi maskesini takmadığı için nefes alamaz hale gelmiş. Bitap.

Siz kendinize şefkat gösterip değerlerinizi onore ettiğiniz vakit tüm dünya size değer verecektir.

Yarından tezi yok önce kendi oksijen maskenizi takın. Ve kendinize kocaman bir  EVET  deyin!

Sağlıcakla,

“Hayattan değer görmek mi istiyorsunuz? Önce siz kendinize değer verin. Bu bencillik değildir. Siz güçlü olmazsanız kimseye faydanız olmaz.”  Bülent Gardiyanoğlu