Basketbol , ABD’nin Massachusetts eyaletinde Spiringfield Genç Erkekler Birliği Eğitim Okulunda beden eğitimi öğretmeni olan James Naismith’in 1891 yılında atlet ve beyzbolculara kış antremanı yaptırmak amacıyla geliştirdiği bir spordur. Basketbol’un ilk oynandığı zamandan bu yana 121 sene geçmiştir. J. Naismith’in bulduğu basketbolda ilk zamanlar 13 adet kural vardı . Günümüzde ise NBA ve FIBA’nin 150 sayfalık bir kurallar kitabı oluşmuş bulunmaktadır. Artık 1940 ‘lardaki gibi bir basketbol oynanmıyor. Oluşturulan kurallar hem saha içinde oyunu oynayan sporcunun hem de izleyicilerin sportmence davranmaları gerektiğini bize söylemektedir.
Yarım yüzyıl önce, Amerikalı yazar George Orwell 'ın " Önemli sporlar centilmenlik içermezler. Sporun içeriği şiddet , kıskançlık, övüngenlik , önemsenmeyen tüm kurallar ve sadistik baskılar şiddetin tanığıdır. Diğer bir değişle spor içinde ateş etme olmayan savaştır. " belirtmiş olduğu bu söylem,günümüzde ABD ve Avrupa'da geçerliliğini yitirmiştir.Basketbola döndüğümüzde NBA maçlarında oynan sadece basketbol olmaktan çıkmış , eğlence ve şov faktörü oyunun ayrılmaz bir parçası olmuştur. Oyuncular , teknik ekip , izleyiciler , TV ekibi , sponsorlar vb.. bu kültürün bir parcasıdır. Artık basketbol kurşunsuz bir savaş değil olayı paylaşan herkes için bir eğlencedir. Türkiye' de ise hala kırklı yıllardaki Orwell'in eleştirmiş olduğu spor anlayışı süregelmektedir. Bu sene Beko Basketbol Ligine yükselen şehrimizin takımı Royal Halı Gaziantep Büyükşehir'in basketbolu sevdirmek ve tabana yaymak konusunda bence birinci önceliği bunun bir eğlence olduğunu amaç edinmesi gerektiğini düşünüyorum. Bu anlayış maça gelen seyirci kitlesinin çeşitliliğini de artıracaktır.