Çalışma Bakanı Faruk Çelik’in alaylı konuşması ve iş için masamı kuralım sözü ile değil. Gerekirse masada kurulur, komisyonda oluşturulur. Bunun içinde ülkenin içinde bulunduğu ekonomik çöküntünün önüne geçilmesi ve insanların önünün açılması gerekir. Bu gün ülkede büyük holdingler ile ithalat ihracatla uğraşanlar ve büyük işletmelerin haricindeki bütün kesimler bir çöküntü içerisine girmiştir. Özellikle esnaf kesimi, son çıkan yasalar ve AVM’ler ile küçüğü bitirme girişimi başlatılmış, binlerce orta ölçekli ve küçük esnaf kepenk kapatırken, Maliyenin katı tutumu sonrası bazı fabrikalarda kapandı. Özelleştirmeler ile bazı imalat yapan firmalarında çökmesi sonucu meslek dallarında çalışan çok insan işsiz kalmıştır. Esnaf sanatkar kesimindeki girdiler ile bürokratik işlemlerden doğan, nedenlerle iş yerini kapatıp işsiz kaldı.
Halbuki, geçmişte insanlar devlete yük olmamak ve ailesini geçindirmek için, belli bir süre kalfalık yaptıktan sonra iş yeri açar, ailesinin geçimini üstlenirdi. Şimdi de bazı yasalarla, bunun önü kesilirken insanları işçiliğe mecbur kılınıyor. Bu arada iş yeri açmakta bela, maliyeden tut, belediyeler, dernekler, sicil vs. derken bunlara yapılan harcamalarla dükkan içine malzeme koyacak para kalmayınca dükkan açan ne iş yapabilir.
Halbuki, bu Avrupa’da öyle değil. Tam tersi iş yeri açana devlet ve belediyelerin kolaylık sağladığı gibi, işlerinin daha iyi olması çalışıp devlete vergi vermesi için teşvik etmelerine bakınca bizdeki düzen yanlış işliyor.
Hatta Avrupa hibe fonundan küçük esnafın kalkınması için hibe yapılan paralar nereye gidiyor? Bu gün hiç bir küçük esnafa yansımayan ,bu hibe yardımı ,daha da esnafı bitirmek isteyen işletmelere mi veriliyor diyeceğim. Ama buna vicdanları el vermez. Herhalde ülkede sanatkarın önü açılmaz, işçinin iş kapıları kapanır, işsizliği hortlatmakla kimse karlı çıkmaz.
Bundan dolayı Devletin ve belediyelerin, esnaf sanatkara teşvik ile yardım yaparak, işçiye iş yeri ve kapanan fabrikaların gerek başka elden, gerekse devlet tarafından faaliyete geçirilmeyip kaderine terk edilmesi ve özellikle de İthalata önem verildiği müddetçe ülkede işsizliği önleme yerine işsizliği körüklemiş olurlar. Tıpkı şu an ilimizde yaşananlar gibi iş verene göre işçi yok işçiye göre iş yok. Sebebi son günlerde yaşanan, Suriye’deki iş savaştan kaçıp gelen sığınmacıların düşük ücretle çalışmaları, bunun boyutu başlıca ele alınması gereken bir sorun haline geldi. Bu konuda yaptığım araştırmaları sonraki yazımda paylaşacağım.