Öncelikle şu anatomik bilgiye bakalım:

İnsan yüzünde kırk üç adet kas vardır. Bu kasların kasılma çeşitliliği sayesinde on binin üzerinde yüz ifadesi oluşturabilir. Bu ifadelerin üç bin kadarı diğer insanlar tarafından tanınabilir.

 

Yedi temel duygumuz:

Üzüntü, kızgınlık, şaşırmak, korku, keyif, tiksinme ve küçümseme bütün kültürlerde yüzümüze aynı şekilde yansır. Bu ifadeleri öğrenmemiz gerekmiyor, doğuştan itibaren kullanabiliyoruz.

Bu durum doğuştan kör insanların bile aynı yüz ifadelerini kullanabilmesini açıklıyor

Beden dili denen şey işte bu. Bizler daha doğduğumuzda duygularımızı yüz ifadesi ile yansıtmayı öğreniyoruz. Yine daha doğduğumuzda, başkasının duygularını yüzünden okuyabilecek donanıma sahip oluyoruz, yani yüz ifadesini okuyabilmek için tahsil gerekmiyor. Duygularımızı isteğimiz kadar
gizlemeye niyet etsek de, karşımızdakiler bunu yutmuyorlar.

Yüzdeki sahte ifadeyi belki çocuklara ve saf denecek kadar temiz insanlara yutturmak mümkün olabilir. Bir yetişkin, yüz ifadesinden, kişinin kalbinden geçeni muhakkak sezer.

Bazı kişiler vardır ki, ne konuşup anlatırlarsa anlatsınlar keyifle dinlenir ve zamanın nasıl geçtiği anlaşılmaz. Çünkü bu kişiler, anlatımlarına duygularını, düşüncelerini, kendi eşsiz bilgilerini katıp pekiştirirler. Bu kişiler seslerinin rengi ve değişik düşünce biçimleri ile dikkat çekicidir. En önemlisi ise vücut dilleri ve mimikleridir.


Basit bir nezaket davranışı, binlerce kelimeden çok daha etkilidir.

Beden dili içteki samimiyeti, varmak istenen noktayı, kendine özgüveni dışa vuruşun gözle görülür şeklidir. Beden dilini açığa çıkaran nedenlerin başında; heyecan, stres, neşe gibi duygusal dünyamızdan kaynaklanan unsurlar gelir. Konuşma ve beden dilinin birleşmesi sonucu ortaya tam bir bütünlük çıkar.


İnsan diliyle çok kolay, bedeniyle ise çok zor yalan söyler. Yalanı beden diliyle de yapmayı herkes yapamaz. Ağızdan çıkanın yalan olduğunu anlamak için beden dilini iyi okumak gerekir. Bir insanın gözünün içine baka-baka yalan söylemek zordur. Bunu herkes yapamaz. Yalan söyleyen birinin belli bir süre sonra göz temasından kaçtığı, ses tonunda hissedilir ölçüde değişimlerin ortaya çıktığı görülecektir.

Bir belgesel kanalında, evlilik danışmanı bir vakasını anlatıyordu. Evliliklerinde sorun yaşayan bir çift bunun nedenini anlamak için evlilik danışmanına başvurmuşlardı. Kadın, kocasına çok iyi davrandığını, buna rağmen eşinden benzer karşılık göremediğinden şikâyet ediyordu. Danışman durumu araştırıyor. Eşleri ayrı-ayrı dinliyor, sonra birlikte dinliyordu. Kadın konuşurken gerçekten çok kibar, hoş ve sevecen kelimeler kullanıyor ama yüz ifadesi konuşması ile paralel değildi. Danışman bunu fark edip, eşler konuşurken kamera ile kayıt yapıyor ve bu çifte kendilerini izlettiriyor.

Adam karısına bir şey söylediği esnada, kadının yüzünde bir tiksinti ifadesi beliriyor. Fakat kadın yine de kendini toparlayıp yumuşak bir üslup kullanmaya çaba gösteriyor. Danışman, kadının yüzünde beliren tiksinti ifadesinin olduğu anı dondurarak, kadına kendini iyice izlemesini öneriyor. Sonra kadına şöyle soruyor:

Sen olsan bu yüz ifadesi karşısında ne hissederdin?

Adam, karısının yüz ifadesinden, kendisinden tiksindiğini fark ediyor. Kadın ne derece kibar ve hoş sözler söylese de, adam kadının kalbinden geçeni bildiğinden, kadına hoş davranmıyor. Kadın kalbinden geçenleri yansımak istemiyor, sözleri ile durumu kurtarmaya çabalıyordu. Kadın kendini izleyip, durumunu fark ettiğinde, yüz ifadesinden hatasını anlamış ve mahcup olmuş olduğu anlaşılıyordu.

Çevresindekilerle iyi ilişkiler arzu edenler, sanırım kalbinden geçen olumsuz duyguları olumluya döndürmenin yollarını aramalıdır. ‘Kalpten gelmeyen mesajlar, kalplere ulaşamaz’ derler. İnsanlar sevildiğini bilir ve sevildikleri insanlara yakın olurlar.

Belki şöyle söylemek mümkün,

ne kadar seviyorsanız, o kadar sevilirsiniz.


Beden dilini ifade eden hareketler, kişilerin karakter özellikleri ile alakalı olarak mesajlar verir. İnsanların iletişim halinde oldukları günümüzde beden dilini bilmek hem karşımızdakileri ikna etmek bakımından hem de bizim söylediklerimizin inandırıcılığı açısından önemlidir. Eğer bu dili iyi bir şekilde uygularsanız, toplumda dikkat çeken bir kişiliğe kavuşabilirsiniz.

“Vücut dilini bilmek ve uygulamak insanları avantajlı konuma getirir”
JeffreyFox