Hayır!
Biz savaş istemiyoruz!
İstemiyoruz çünkü: Ülkemiz, ninelerimiz dedelerimiz savaşlardan harplerden çok çekti.
Ve halen çekiyor…
***
Dün binlerce şehit veren bu ülke; çeşitli kentleri düşmanlar tarafından işgal edilen bu ülke, savaşın ne olduğunu; nelerini alıp götürdüğünü çok iyi bilir.
***
Günümüzde de gayelerinin ne olduğu açıkça bilinen, ülkeyi bölmek isteyen bir gurupla yıllardan beri – adına savaş denmiyor – uğraşıyoruz. Binlerce gencimiz bu uğurda telef olup gitti ve halende gitmekte.
Böyle bir ülke savaşı nasıl ister?
***
Bizim kimsenin bir karış toprağında gözümüz yok, olamamalı, olamaz da. Ancak, biz bu kadar öz verili davranırken tüm dünyaya bunu haykırırken; atalarımızın kanıyla sulanmış bir milimetre karelik toprağımızın da her ne şekilde olursa olsun gözü olanın gözünü oyarız.
***
Asırlardan beri bu topraklar üzerinde hür yaşamış ve halen hür yaşamakta olan bir azınlık grubun kendi çıkarları uğruna gençlerinin hatta ihtiyarlarının çeşitli yalanlarla, dalaverelerle beyinlerini yıkayarak bize düşman eden zihniyet…
Bu ülkenin bir karış toprağını ve toprak bütünlüğünü bozamaz paylaşamaz.
***
Şu iyi biline. Biz belki bu gün bir savaşın eşiğinde gibiyiz. Biz başka bir ülkenin toprakları için, toprak bütünlüğü için bu ülke savaşmaz.
Savaşırsa biz kendi topraklarımızın bir milimetre karesi için savaşırız.
***
Kargaların bile kahkahadan kırıldığı bir teklif:
Türkiye’nin tek bir merkezden yönetilmesi demokrasinin genine aykırıymış(?)
Hayda!...
Peki, nasıl olmalıymış? 12 – 20 bölgeden oluşmuş özerk bölgeler olmalıymış(?)
***
Çünkü ülkemiz durup dururken büyüdü büyüdü; Amerika kıtası, Afrika kıtası gibi bir kıta halini aldı.
Da; merkezi yönetim ülke idaresine ulaşamaz oldu…
***
Bu kafayla hiçbir yere gelinemez…