Öğretmenlik Mesleği Kanunu yürürlüğe girmeden önce, uzman öğretmenlik ve başöğretmenlik koşullarının belirlenmesi konusunda çokça tartışma yapıldı.
Öncelikle on yılını dolduran öğretmenler uzman öğretmenlik, yirmi yılını dolduran öğretmenler başöğretmenlik için belirlenen online eğitim paketlerine tabi tutularak, bu eğitimler sonucunda yapılan sınavlara alındı. Sonrasında ise bu sınavlar kaldırılarak sadece belirlenen online eğitim paketlerinin izlenmesi yeterli görüldü.
Öğretmenlik Mesleği Kanunu ve Aday Öğretmenlik ve Öğretmenlik Mesleği Kariyer Basamakları Yönetmeliği yürürlüğe girdikten sonra öğretmenlik kariyer basamaklarını karşılama koşullarının memnun etmediği öğretmenler de oldu. Bu öğretmenlerin başında Milli Eğitim Bakanlığı öncesinde kamu kurumlarında 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi olarak görev yapan ve bu hizmetlerinin kariyer basamaklarında dikkate alınmaması sonucu mağdur olan öğretmenler yer alıyor.
Aday Öğretmenlik ve Öğretmenlik Mesleği Kariyer Basamakları Yönetmeliğinin 12.maddesinde Öğretmenlik veya uzman öğretmenlikte geçmiş sayılan süreler yer almaktadır. Buna göre;
Uzman öğretmen veya başöğretmen unvanına başvuruda bulunacakların öğretmenlik veya uzman öğretmenlik sürelerinin hesabında, öğretmen veya uzman öğretmen olarak geçirdikleri hizmet süreleri dikkate alınır. Bu sürelere;
a) Aday öğretmenlikte geçen süreler,
b) Bakanlık kadrolarında öğretmen olarak görevli iken askerlik hizmetini yapmak üzere aylıksız izne ayrılanlardan askerlik hizmetini temel askerlik eğitiminden sonra öğretmen olarak yerine getirenlerin temel askerlik eğitimi dışında kalan askerlik süreleri,
c) Eğitim kurumu müdürlüğü, müdür başyardımcılığı ve müdür yardımcılığında geçen süreler,
ç) Bakanlık kadrolarında öğretmen olarak görev yapmakta iken Bakanlığın diğer hizmet sınıflarında yer alan kadrolarına atananlardan, yeniden öğretmen olarak atananların diğer hizmet sınıflarında geçen süreleri,
d) 657 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (B) bendi kapsamında sözleşmeli öğretmenlikte geçen süreler,
e) 657 sayılı Kanunun 102 nci, 103 üncü, 104 üncü ve 105 inci maddelerinde öngörülen izinlerin tamamı,
f) Görevden uzaklaştırma ve görevleri ile ilgili olsun veya olmasın herhangi bir suçtan tutuklanma veya gözaltına alınma nedenleriyle fiilen görev yapılmayan sürelerin 657 sayılı Kanunun 143. maddesinde sayılan durumların gerçekleşmesi hâlinde tamamı,
g) Özel öğretim kurumlarında yönetici, öğretmen ya da en az lisans düzeyinde mezun olup uzman öğretici unvanlarında geçen hizmet süreleri,
ğ) 25/6/2001 tarihli ve 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu hükümleri kapsamında sendikal görevleri nedeniyle aylıksız izinli sayılanların, bu kapsamdaki izin süreleri,
h) Öğretmen veya aday öğretmen olarak görev yapmakta iken 23/4/1999 ile 14/2/2005 tarihleri arasında almış oldukları disiplin cezası sonucu öğretmenlikleri sona erip, 22/6/2006 tarihli ve 5525 sayılı Memurlar ile Diğer Kamu Görevlilerinin Bazı Disiplin Cezalarının Affı Hakkında Kanun uyarınca haklarında verilmiş disiplin cezalarının bütün sonuçları ile ortadan kaldırılmasına bağlı olarak öğretmenliğe döndürülenler ile aynı tarihler arasında öğretmen veya aday öğretmen olarak görev yapmakta iken istifa sonucu görevinden ayrılanlardan yeniden öğretmenliğe atananların görevlerinden ayrıldıkları tarih ile öğretmenliğe döndürüldükleri tarih arasında geçen süreleri,
ı) Bakanlık kadrolarında öğretmen olarak görev yapmakta iken vekâleten veya geçici olarak diğer hizmet sınıflarındaki kadrolara görevlendirilenlerin bu görevlerde geçen süreleri,
i) Ödenen sigorta primi gün sayısı kadar olmak üzere ders ücreti karşılığında görev yapılan süreler,
j) Yabancı uyruklu öğrencilerin eğitimine yönelik Bakanlık tarafından yürütülen projelerde öğretici/öğretmen veya rehber danışman olarak geçirilen süreler,
k) Vekil öğretmenlikte geçirilen süreler, dâhil edilir.
Bu sürelerden bazılarını değerlendirecek olursak, karşımıza 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi olarak görev yapan öğretmenlere haksızlık yapıldığı aşikârdır.
Şöyle ki;
-Bakanlık kadrolarında öğretmen olarak görev yapmakta iken Bakanlığın diğer hizmet sınıflarında yer alan kadrolarına atananlardan, yani genel idare hizmetlerine tabi şube müdürü, il-ilçe müdür yardımcısı olarak görev yapıp, yeniden öğretmen olarak atananların diğer hizmet sınıflarında geçen süreleri öğretmenlik ve uzman öğretmenlik sürelerinden sayılırken, aynı hizmet sınıfında görev yapmış öğretmenlerin hizmetleri dikkate alınmıyor!
-Özel öğretim kurumlarında hiç derse girmeyen yöneticilerin hizmetleri öğretmenlik ve uzman öğretmenlik sürelerinden sayılırken, 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi olarak görev yapan öğretmenlerin hizmetleri dikkate alınmıyor!
-Disiplin cezaları nedeniyle görevden uzaklaştırılan, o sürelerde hiç derse girmeyen öğretmenlerin hizmet süreleri; sendikal görevler nedeniyle aylıksız izinde olan öğretmenlerin hizmet süreleri; Bakanlık kadrolarında öğretmen olarak görev yapmakta iken vekâleten veya geçici olarak diğer hizmet sınıflarındaki kadrolara görevlendirilenlerin bu görevlerde geçen süreleri öğretmenlik ve uzman öğretmenlik sürelerinden sayılırken, 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi olarak görev yapan öğretmenlerin hizmetleri dikkate alınmıyor!
Bu durum haksızlık ve adaletsizliktir!
Milli Eğitim Bakanlığının bu haksızlık ve adaletsizliği bir an önce çözmesi gerekmektedir.