DÜN BÖYLE DEĞİLDİK

Sekiz-on gün kadar önceydi.  Epeydi görüşmediğim, gerçekten özlediğim can bir arkadaşımı aradım.

Bayağı mutlu oldum, sanıyorum o da mutlu oldu.

Hal-hatır sorduk… Kendi, yaşımız gereği kimi rahatsızlıklarından bahsettik… Bu ara ben iki aydan beri yaşadığım bir rahatsızlıktan şikayetlendim.

Oğlu doktor, onunla görüşmemi hatta şimdiye kadar neden görüşmediğimi sordu. Gerçekten hiç aklıma gelmemişti. Gerçi oğlunun branşıyla benim hastalığımın bir ilgisi yok ama çalıştığı hastanede mutlaka bana yardımcı olurdu. Telefon numarasını vermek istedi, oğlan bana amca diyecek kadar yakındı onun için bende numarası var dedim ve arayacağımı söyledim…

O ara unuttum, doktor yeğenimi aramadım… Daha sonra acaba dedim, bekledim!

Ve o günden bu yana ne o can arkadaşım aradı ne yeğenim doktor…

Bu olayı neden hikâye ettim?

O arkadaşımla yer değiştirsek… Ben 8-10 günlük geçen bu sürede arkadaşımı “nasıl oldun, benim oğlan ne dedi?” diye arar durumu öğrenir miydim?

Yoksa arkadaşımın yaptığı gibi kayıtsız mı kalırdım?

Kesinlikle kalmaz iki-üç günde bir arardım. Oğluma aratırdım.

“Amca hemen hastaneye gel gereken ne ise yapalım, hatta sen yoğrulma ben gelip alırım seni” dedirtirdim!

Ama yok, artık böyle arkadaşlık, akrabalık bağları…

Bana dokunmayan yılan bin yaşasın…

Şimdilerde böyle olduk!

Neden?

Neden böyle olduk? Neden insanlar bir birlerine eskiden olduğu gibi yardımcı olmuyor? Hal- hatır sormuyor? Selam dahi vermekten imtina ediyor?

Hasta bir yakınına, “geçmiş olsun” demek bu kadar mı zor?

Dün dünde kalmamalı…

Kimi paha biçilmez hasletlerimiz, manevi değerlerimiz böylesine yok sayılmamalı…

Hani biz atalarımızın uyguladıkları güzel ahlakla, büyüğe gösterilen saygıyla, küçüğe gösterilen sevgiyle övünen bir millettik?

Ne oldu bize?

Hısım-akraba, arkadaş-yaren ilişkileri dünde ki gibi devam ederse…

Kimse günümüz medeni seviyesinden hiç bir şey kayıp etmez!