Düşün

 

Öğretmen sınıftaki zeki fakat kıskanç öğrenciye : "Niçin arkadaşlarını çekemiyor, onların yaptıklarını bozup kavga ediyorsun?" diye sordu.

Öğrenci, bir süre düşündükten sonra, "Çünkü onların beni geçmelerini istemiyorum." dedi. "En iyi ben olmalıyım."

Öğretmen, masasından kalktı, eline bir parça tebeşir aldı ve yere 15 cm. uzunluğunda bir çizgi çekti, kıskanç öğrenciye bakarak, "Bu çizgiyi nasıl kısaltırsın?" dedi.

Öğrenci bir süre bu çizgiyi inceleyip içinde çizgiyi birçok parçaya bölmek de olan birkaç yanıt verdi. Öğretmen, yanıtları kabul etmedi ve yere ilkinden daha uzun bir çizgi çekti. "Şimdi birinci çizgi nasıl görünüyor?" diye sordu.

Öğrenci utana sıkıla, "Daha kısa" diyerek başını öne eğdi.

Öğretmen bu yanıt üzerine öğrencisine unutmaması gereken şu öğüdünü verdi: "Bilgini ve yeteneklerini artırarak kendi çizgini uzatman, rakibinin çizgisini bölmeye çalışmandan daha iyidir."

**

Hisset

 

ACININ BAŞKENTİ

Gözlerinin eğrisi dolanıyor yüreğimi,

Bir raks  bir dinginlik çemberi

Zamanın aylası, gece beşiği ve güvenli,

Ve eğer hiçbir şey kalmadıysa aklımda yaşadığımdan

Gözlerinin her zaman görmediğindendir beni.

 

Yaprakları günün ve pembe şarabın köpüğü,

Rüzgârın sazları, kokulu gülücükler

Işık dünyasını saran kanatlar,

Gökyüzü ve deniz yüklü gemiler,

Gürültü avcıları ve renk kaynakları.

 

Tanların kuluçka yatağından doğan kokular

Yıldızların samanı üzerinde yatan

Saflığa bağımlı gün gibi tıpkı

Dünya da bağımlıdır senin tertemiz gözlerine

Ve akar bütün kanım bakışlarında senin.

 

Paul  ÉLUARD

Çeviri : Özdemir İNCE

**

Gülümse

Avans veriyor   

Bir gün Bayan Winston Churchill'e kocasının neden trene hiçbir zaman vaktinde gelmediğini sormuşlar.

Ünlü İngiliz başbakanın eşi şöyle cevap vermiş:

-'Kocam sportmen ruhlu bir adamdır. Trene yetişmeden evvel ona hareket etmek fırsatını verir.'

**

Kulağına küpe olsun

“Ey insanlar! Geçmiş milletlerin ne yüzden yollarını sapıttığını biliyor musunuz? Onların asilzadeleri birşey çalsa onu bırakırlar, zayıfları çalarsa onu cezalandırırlardı. Allah’a yemin ederim ki, böylesine adi bir işi Mahzum kabilesinin Fatıma’sı değil de kızım Fatıma yapmış olsa idi, muhakkak onun da elini keserdim.”

 

Hz. Muhammed (sav)

**