3 Aralık Dünya Engelliler Günü.
Bugün gelince aklıma rahmetli kardeşim gelir.
Çocuk felci geçiren ve tüm bedeni kurtarılıp sol kolu kurtarılamayan ve sol kolu felçli olarak, sol kolunu kullanamadan yaşamak zorunda kalmıştı. Cenazesinde taziyeye, tesadüfen okuduğu ilkokulun öğretmenleri ve okulun müstahdemi de vardı. Okulda onunla ilgili bir anısını şöyle anlatmıştı:
"Teneffüs zili çaldığında çocukların hepsi yarışır gibi sınıfları boşaltırlardı. Adeta birbirlerinin üzerine çıkarlardı. Hepsi küçük çocuk, kontrol edilmeleri zor oluyor. Zili çaldıktan sonra hemen merdivenin başına gider onun gelmesini beklerdim. Sol kol yok vücudunun dengesini sağlayamadığından bir iki kere merdivenden yuvarlanmıştı. Diğer çocuklar itip devirmesin diye onu koruyarak merdivenlerden inmesini sağlardım. 4. sınıfa geçene kadar durum böyle devam etti."
O çocuğun abisi olmama rağmen bu kadarını bilmiyordum. Kimse kimseyi anlamıyor.
Kardeşi hatta babası bile olsan.
Damdan düşen biri işte. Ancak damdan düşen anlar.
**
Başka bir anım, mahalledeki bir büyüğümle ilgili :
Bir ayağı olmayan, diğer ayağı aksayan koltuk değneği ve takma bacak ile yaşamaya çalışan, ticaretini özürlü motoru ve aracı ile sürdüren bir tanıdığım ile vefatından önce sohbetimiz olmuştu:
"Belediye Başkanının ziyaretine gideceğim, şehrin her yerinde cami var ve bu camilerin tümünün kendine ait WC'leri var. Bunların hiçbirinde engelliler için bir tek bile WC yok, git gel çalışırken bu durumdan dolayı sadece WC ihtiyacı için şehrin bir ucundan diğer ucuna eve yada işyerime gitmek zor oluyor" demişti.
O an fark ettim ki herkesin yaşadığı acı kendine ağırdı. Anlayamazdık biz.
Kimse anlamıyor, onları ancak onlar gibi olanlar anlayabiliyor.
**
Engel bu insanların yaşamında var, ve o engelleri yok sayıp yaşam ve kendilerini var etme mücadelelerinde yanlarında olmak bizim değerimiz olmalıdır.
Anlayıp yanlarında olamıyorsak şayet
Asıl engelli biziz demektir.
***
Bir de engelliler haftası ile aynı zamana denk gelen bedelli askerlik durumu var.
Hükümet sağ olsun bedel verip askere gitmek istemeyenlere göndermesini yaptı.
Acı tarafı var işin;
zengin parasını ödeyip, askerlik yapmayacak.
Parası olmayan dağlara gidecek, zenginin yerine karanlık çukurlarda evini özleyip ağlayacak…
Vurulacak orada belki, cesedi bile bulunmayacak.
Böyle bir teklifi kabul etmek bile adaletsizliğe örnektir Türkiye’de
Bedelli çıktı şükür.
Artık Türkiye’mizde parası olan ve olmayan arasındaki fark daha açık belli olacak.
**
Aslına bakarsak bu bedelli askerlik meselesi, parası olan yapamaz, parası olmayan yapar uygulaması;
Parası olanlara da bir hakarettir.
Çürüksün, hastasın çünkü paran var gibisinden bir yaklaşım olmuştur.