1980 öncesi halk bağırıyordu. Kim durduracak bu akan kanları, kardeşi kardeşe düşman ettiler, diye feryatlar yankılanıyordu. Bunlara seyirci kalan siyasetçiler bir çözüm bulamayınca, asker devreye girdi. 1980 ihtilali ve ondan sonra ülkede yaşananla, 1983 yılına kadar meydanlarda asker ve asker yasası ve askerin güvenlik sağladığı  ülkede, bazı kesimlerin yine perişan olması. Bunları araştırdıkça ortaya çıkan bazı gerçekler, devamlı halkın alt tabakası ezilmeye mahkumdur.

 1983 sonrası ve seçimlerin yapılması ile o gün yeni bir iktidarın doğması ile ülkede yaşanan bazı talan rant paylaşımı, yine bazı güçlüler daha da güçlü zengin olurken halk olabildiğine fakirleşti. Bu durum aslına da 1997’ye kadar devam ettiyse de , ülkede yaşanan bazı olaylar sonrası, 1999’da hükümet olan merhum Ecevit’in almış olduğu bazı kararalar ile ülkede bazı konuların dizginlendiği görülür. Ancak ülkede yaşanan deprem, sel gibi afetlerin yaşanması ile ortaya çıkan ekonomik durum  biraz sarsılınca meydana inen halk tencere, tabak çalanlar ve yazar kasa atıp cami önlerinde tekbir getirenler , sonrası bir başbakan hakkında altına kaçırıyor gibi her türlü sözleri söylerken, acaba ekonomi bundan kötü müydü?

Ülkede yeni bir iktidarın doğması ve adalet kalkınma adı altında, yandaşları karun yapmak için yapılan ve çıkarılan her türlü yasalar sonrası, şu an ülkenin içinde bulunduğu durum,1980’de meydanda asker 2011’den sonrası ülkede polis iktidar gücü,her istediğini yapan yaptıran bir anlayış ve şu an yazmaya gerek görmediğim ülkede yaşananlar.

Her konumuyla gelen gideni aratır diyecek şekilde halkı bunalıma sokanlar hakkında yazmakta, artık bir çözüm değil. Sadece vatandaşa dört kelime ile kör gidiyor yol gidiyor seç hangisini seçersen.