Aslında Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün yeni bakanlar kabinesini onaylayacağına, bu soruşturmalar bitene kadar, bir mili birlik hükümeti kurup,tarafsız bir başbakanla, ya seçime yada dava sonuçlanıncaya kadar bu hükümetten görevi bırakmasını istemesi gerekirdi.
Çünkü, Erdoğan Bayraktar’ın açıklamalarına bakarsan, şu an bakanlık kabinesi ve Başbakan da dahil iktidar partisinde yer alan çok kişinin yolsuzluk kara para gibi olayların içinde olduğu düşünülmektedir. Ayrıca,: Cumhurbaşkanının derhal araştırılması için cumhurbaşkanlığı denetleme kurumuna görev vermesi gerekirdi.
Aslına bakarsan, merhum Bülent Ecevit’in nereden buldun yasası gibi, bir araştırma komisyonunun bu ülkede derhal görev alması gerekir. Çünkü ülkeyi yönetenlerin adlarının yolsuzluğa karışması demek, artık bu ülkeyi yönetemezsiniz manası taşır.
İşte şu an bile halkın dilinde dolanansa, Erdoğan emir verdi. Cumhurbaşkanı Gül onayladı. Her şey Erdoğan’ın emirleri ile yerine getiriyor, Cumhurbaşkanı bile Erdoğan’ın dediklerini onaylamak mecburiyetinde gibi hareketi ile cumhurbaşkanlığı makamı da zan altında, diyen vatandaşlar. Yargıya müdahale ve emniyetteki görevden almalar ortadaki suçun sabit olduğunun kanıtıdır.
Eğer bu konumla seçime gidilirse, hem AKP’nin sonu hem de çok insana şüpheli gözle bakılacağından, “bakanlar yerine hükümetin istifa ederek, yeni bir kabine ile meclisten güven oyu alması gerekirdi.” diyen AKP’ye oy vermiş insanların bile artık seslerini yükselttikleri görülüyor.
Çünkü, AKP’ye oy verenler bile kendilerini suçlu gözüyle görürken, yahu biz bin lirayı evimizde saklamaya korkup, emin yerlerde muhafaza ederken, bu kadar paranın altında yatan mide bulandırıyor. Bazı insanları bile suçluluk içinde olması,hükümete güvenin kalmadığını gösteriyor. Hele son olarak, Erdoğan Bayraktarın açıklamaları tam bir hüsran yarattı Akp’liler üzerinde.