Düşün
ZALİM BİR KÂHYANIN HİKÂYESİ
Bir kâhya vardı. Öyle yedi bela idi ki, onun korkusundan sokaklarda hayvanlar kaçışırdı.
Derken, bu herif kuyuya duştu. İnsanlar hakkında kötülük düşünen daima kötülük görür.
Bu kâhya da oraya düşünce; aciz ve ıstırap içinde kaldı. Kuyu içinde gece sabaha kadar uyumuyor: “cankurtaran yok mu?” diye haykırıyordu, inim inim inliyordu.
Kuyunun yanından geçmekte olan birisi onun başına bir taş attı, kafasını yardı ve hem de şöyle dedi:
Nasılsın? Şimdiye kadar sen bir kimsenin imdadına koştun mu ki, şimdi imdatçı arıyorsun. Daima insaniyetsizlik tohumunu ektin; işte şimdi de meyvesini topluyorsun.
Senin yaralı canına kim merhem koyacak? Sen dertli gönülleri hiç düşünmüyor muydun? Sen daima bizim yolumuza kuyu kazıyordun. Şimdi, kazdığın kuyuya kendin duştun. İnsanlar için kuyuyu iki maksatla kazdırırlar: İyi huylu insan susamışlara su temin etmek için, kotu adam da halkı o kuyuya yuvarlamak için.
Kötülük ediyorsan, iyilik umma. Ilgın ağacı yemiş vermez. Sonbaharda arpa eken, hasat vaktinde
Buğday alamaz. Zakkum ağacını can ile beslesen ondan meyve yiyeceğini ümit etme. Ağu ağacı hurma vermez.
Bu ağacı ektin mi, onun meyvesini bekle.
Bilal Civelek
///
H
AYRILIKTA SÖYLENMİŞ BİR YAZ TÜRKÜSÜ
Gözlerine bakar ağlar
Bu son şarkı
Son umut
Gitme hep burada kal
Bizimle kal bu kıyıda
Her yanına dokundum bakışının
Her yerini tanıdım göklerinin
Gün boyu sende uçtum
Dinlendim dallarında
Atlılar gibi yoruldum yanında
Uyudum
Ölür kıyı ölür yazlar
Alır götürür karakış
Her bahar her umuda zorunlu mu
Neden yolcusun bu kadar
Gideceksen
Al götür umudumu
Al götür sonuna kadar
Afşar TİMUÇİN
///
Gülümse
Dolar
Bir gün Temel doktora gitmiş, ve doktor Temel i ameliyat edicekmiş.
Doktor ameliyattan önce Temel i bayıltmak için birkaç tane iğne
vurur, ama Temel bayılmaz, dokturun canı sıkılır, dışarı çıkar ve
görevliyi görür, ona bu durumu anlatır.Görevli içeri girer ve ''Siz bu
işi bana bırakın'' der ve görevli Temel'e ''Temel dolar 10 kuruşa
düşmüş'' der ve doktorda, Temel'de biranda bayılır.
//
Kulağına küpe olsun
"Aslında bir kişinin yüzündeki ifade, üzerine giydiği giysiden çok daha önemliydi."
Dale Carnegie