Cenap Şahabettin ustanın kitaplaştırılan anlamlı sözlerden bir demet nasıl olur, bilemiyorum ama herhalde iyi olur!
Tıpkı kaza gibi geçmişe de katlanmaktan başka çare yoktur. Ölenleri çekiştirmektense yeni doğanları çekip çevirmeliyiz. İki şey, görüldüğü kadar kolay değildir. Sırasında gülmek ve ağlamak. Gülünç olmadan gülebilen ve ağlayabilen, büyük bir zekâ eseri ortaya çıkarmış olur. Nezaket ister ayakkabı giysin ister çarık; bastığı yeri asla çamurlamaz, kirletmez. Gerçeği güneşe benzetirler; doğrudur. Çoğu kez gözlerimizin yanacağı korkusu ile ona bakamayız. Nereye çıkacağını bilmediğin yolun ortasında durmak en makbul olanıdır. Günümüzün büyük fikirlerinin değerini ancak yarınkiler bilir. Övmek istediğiniz bir adamın övülecek bir tarafını bulamıyorsanız, bırakın o zaman, adam kendinden bahsetsin. İhtiyar olup genç görünmek; genç olup ihtiyar görünmekten daha hayırlıdır. Bilgiyi ihmal edersek; mahkeme, meclis, mabet… Hepsi sonunda hapishaneye dönüşür. “Kişi bilmediği şeylerin düşmanıdır” derler, ama ben bilmediği şeylerin ateşli taraftarı olan çok insan gördüm. Ses vardır ki kulağıma tükürür zannederim ve söz vardır ki söylendiği zaman sağır olmadığıma beni pişman eder. Acizliğin en kötü görüntüsü kıskançlıktır. Kıskanç kimsenin bir gözü yok ise ister ki herkesin en az bir gözü çıksın. Samimiyet hoşumuza gider, ama hep üstün yanlarımızdan söz edildiği müddetçe. Zeki insan kitaptan bir hayat dersi ve hayattan da bir kitap dersi alır. Dilimize en çok dolanan kelimeler, tarifi en zor olanlardır. Aşk… Özgürlük… Vatan… Hakkımızdaki hükümler genellikle yanlıştır. Çünkü ya muhabbetten, ya kıskançlıktan ya da merhametten doğarlar. Eskiden, “ısıramayacağın eli öp” derlerdi; şimdilerde ise tam tersi, “koparamayacağın zinciri hiç olmazsa kemir” diyorlar. Elinden geleni yapmadığın sürece, umduğunu bulamadığından şikâyet etmeye hakkın yoktur. Bilgileri ile yüksek mevkilere gelenlere gıpta ederim, ama kazandıkları mevkiden dolayı değil, kazandıkları bilgiden dolayı. Bayrak vatanın şapkasıdır…