Çocuktuk, hop düşer, hop zıplar, hop kalkardık, Yerçekimine aykırı, kan çekimine uyardık. 50 santimlik boyumuzla dizden yukarı bakmazdık, Boy hizasına aykırı, göz hizasına uyardık. Düzenli uyku bizi bozardı. Gecede kırk kere annemizi uykusundan uyardık. Olmaz haltı yesek de gene de masumduk, çocuktuk, Sağlam oyuncaklara aykırı, çikolatalara uyardık. Sağlam tabak bardak koymazdık, Annemize aykırı, babamıza uyardık. Yetiştik-ergenleştik, bizi bozan arkadaşlar bulduk, Aile ortamına aykırı, sokaklara uyardık. Bıyığımız terlemeye başlamıştı biraz biraz, Okullara aykırı, kahvehanelere uyardık. Siyaset öğreniyorduk yavaş-yavaş, Kapitallere aykırı, emekçilere uyardık. Kan durdurmazdı bizi, Uysallığa aykırı kavgalara uyardık. Sonra sevmeye başladık bir ömür çürüteni, Yaşamaya aykırı, hayallere uyardık. Uslanmadık bir türlü hep aynı yanlışlar Babamıza aykırı, kafamıza uyardık. Herkese inanır güvenirdik Dik durmalara aykırı, yıkılmalara uyardık. Büyüdük evlendik çoluk çocuğa karıştık, Kötü sürprizlere aykırı, yeni sevmelere uyardık Ve anlamaya başladık bugüne kadar anlatılanları Gördüklerimizi görmüyor Duyduklarımızı duymuyor Bildiklerimizi bilmiyorduk Yakışanı yapıyorduk ülkemizin insanına Emekçilere aykırı kapitallere uyar olduk Yüreğimize ters gitmeye başladık Zayıfları ezdik güçlülere uyar olduk Vakit de geliyor yavaş yavaş Tadıyla tuzuyla yaşamak varken Biz kalktık toprağa uyar olduk.