Dünkü yazımızı bir kişinin namaz kılarken üç kişiyi nasıl rahatsız edebildiğinden bahsetmeye başlamış;

Nasıl mı?

Demiş bırakmıştık.

 ***

 

Adam sakat.

Elinde dayağı var. Dayakla dahi yürürken zorlanıyor.

Kılınan namazın sünnetlerini bir sandalyede oturarak kılıyor.

Sırf farz namazının sünnetten daha özellikli olduğunu göstermek ve de “bakın ben topal olmama rağmen farz namazını ayakta kılıyorum” demiş olmak için en ön safta namaza duruyor. (Allah affetsin, şu anda ben bile adamın gıybetinde konuşuyorum)

Namaz başlar.

Secdeye varırken, suya balıklama atlar gibi secdeye varır. Secde sırasında sol ayağını dizden bükemediği için ayağı arka safta namaz kılan kişinin secde sırasında başını koyacağı yere gelir. Arkadaki adam namaz sırasında başını koyacak yer arar.

Oldu mu bir?

 Diyelim ki, sabah namazı kılınıyor. İkinci rekâtın sonun oturarak “Tahiyyata’ı okunacak bu zat sakat ayağının üstüne birazda dışa doğru kaykılarak oturur ve solundaki adamı sıkıştırır, dikkatini dağıtır.

Oldu mu iki?

Sağ ayağını da açabildiği kadar açar sağ tarafındakini sıkıştırır, onun da dikkatini dağıtır, yerini daraltır.

Oldu mu üç?

Böyle namaz kılmanın Allah hayrını versin.

İbadetin ibadet olması için kimseye rahatsızlık vermemek esastır.

Bununla kalsa diyeceğim ki, kalmıyor. Sessiz okunması gereken duaları ve yerine getirilmesi gereken namaz vecibelerini de bir camii rahatsız edecek kadar sesli yapıyor, bu da ayrı bir dert!

 

***

 

Bu aralar yeni bir dedikodu mevzu gelişmeye başladı.

Camii imamının sabah namazlarında neden klimaları çalıştırmayışı…

 

***

 

Dün önümüzde giden dört beş kişilik guruptan yüksek bir sesle hatta bağırarak: “yahu bizim bu hoca klimaları neden çalıştırmıyor. Terliyoruz, sıcaktan uykumuz geliyor.”

Hayda!...

Bunu böyle söyleyen kim biliyor musunuz? Bizin bu sakat adam.

 

***

 

 

Cami’e Ramazandan önce hayır sahibinin birisi iki adet klima bağışladı. Allah kabul eylesin.

Be adam! Geçen sene bu klimalar yokturdu. Sadece her kolonun arasına monta edilmiş kendi ekseni etrafında 360 derece dönen vantilatörlerle idare ederken böyle bir şikâyetin yoktu.

Şimdi ne oldu da sıcaktan şikâyet ediliyor.

Oysa sabahları hava bayağı esiyor ve serin oluyor. Camii görevlisi de caminin bütün pencerelerini açarak klimayı aratmayan tabii bir serinliği yakalıyor.

Hayır!

Görüldüğü üzere mutlaka dedikodusunu yapacağımız bir şeyler bulmalıyız.

 

***

 

Bu konuda yazacak çok şey var. Ama vebal aldığımız yeter.