Suriye de patlak veren (Arap Baharı rüyası) bağlamında ayaklanan ve demokrasi isteyen halkın önderlerinden olarak kabul edilen General Menaf Tlas, diyor ki:
“Bırakın kendi devrimimizi yapalım.”
***
Anlayana sivrisinek saz, anlamayana davul zurna az. Demiş atalarımız. Ama ne güzel demişler.
***
Adam ne diyor; “bırakın biz kendi devrimimizi yapalım.”
Peki, bu adamlar bir gün üç beş arkadaş sohbet ettikleri yerde; “yahu ne oturuyoruz, böyle bomboş oturmaktansa kalkın bir devrim yapalım diye bu işe soyunmadılar.
Belki de yıllardan beri bu işin, planını, programını çizdiler; hatta sanal âlemde tatbikatını yaptıktan sonra;
“Ya Allah ya bismillah” diyerek kendi ülkelerinin özelliklerine konumuna göre bu devrim harekâtını başlattılar…
Eğer düşündükleri gibi olsaydı belki de Suriye de devrim süreci çoktan sona ermiş, her şey yoluna girmiş olurdu.
***
Ama adamların tek hesaplayamadıkları; oyun katmadıkları birilerinin bütün hesaplarını alt üst edeceğiydi. Bunu bilemediler, bunun hesabını yapmadılar.
***
Adamların böyle bir ihtimali düşünmemeleri doğal olarak gayet normaldi. Çünkü neticede bu kendilerinin iç sorunlarıydı.
Bu işi kendi ortamlarında kendi usullerine göre çözmeleri de en doğal haklarıydı.
Ama olmadı.
Kimileri ben kendi iç meselelerime kimsenin müdahalesini kesinlikle kabul etmem derken; başkalarının iç meselelerine müdahil oldu.
***
Bu işe kelleyi koltuğa alarak başlayan adam şimdi feryat ederek:
“Bırakın biz kendi devrimimizi yapalım” diyor.
***
Yani bir yerde kendilerinin oyununu bozanlara sitem ediyor.
***
Kim bilir belki de bu işe soyunanların kurguladıkları planlar tıkır tıkır işleseydi, Suriye de sular çoktan durulmuş olurdu. Halk komşu ülkelere zulümden kurtulmak için kaçışıp durmazdı.
***
Söylenen o ki, Suriyeli sığınmacıların sayısı yüz bini geçmişmiş(!) Oysa halk arasında kullanılan rakam bu sayının çok üstünde. Çünkü kayıtsız yüzlerce kişi bu gün kentimizde geçim savaşı veriyormuş.
“Aç it fırın yıkar” derler.
***
Bu insanlar bir süre sonra aç kalacaklar. İşsizlik canlarına tak edecek. O zaman ne olacak?
Al başına belayı...
Sanki bizim işsizlerimize iş bulundu, fakirlerimiz doyuruldu da…