Özgürce…

İstanbul’da son günlerde art arda gelen şiddetli sarsıntılar, deprem gerçeğini bir kez daha gözler önüne serdi. Deprem anında insanların çaresizce koşuşturmaları, vatandaşlarda deprem bilincinin yeterince oluşturulamadığını gösterdi. Bu noktada öncelikle vatandaşlara deprem anında neler yapılması gerektiği konusunda eğitimler verilmelidir. Deprem anında insanların bilinçsizce etrafta koşuşturması yerine kendilerini koruyacak alanlara sığınmaları ve deprem bitene kadar beklemeleri gerekiyor. Aksi halde deprem sırasında oluşabilecek bir panik anında kazalar meydana gelebilir.

Deprem ile ilgili dikkate alınması gereken bir diğer konu ise binaların güvenliği ve deprem toplanma alanları oluyor. Ülkemizde deprem konusunda 17 Ağustos’ta acı bir tecrübe yaşadı. Acı tecrübeye rağmen ülke genelinde yapılan binaların deprem karşı dayanıklı olduklarını söylemek mümkün olmuyor. Gaziantep özeline bakıldığında da bu durum aynı. Gaziantep bir deprem bölgesi olmasa da Kahramanmaraş, Hatay gibi yakın iller birinci derecen deprem kuşağı içerisinde yer alıyor. Kent merkezine 70 kilometre uzaklıkta bulunan İslahiye ilçesinden geçen fay hattı, olası bir Gaziantep depremi gerçeğinin göz ardı edilmemesi için önemli bir neden olarak karşımıza çıkıyor.

Yüzde 65’i gece kondu olarak tabir edilen herhangi bir mühendislik hizmeti alınmadan inşa edilen bu evlerin büyük bir bölümünün deprem anında yıkılacağı ön görülüyor. Deprem toplanma alanlarında da aynı bilinçsizliğin yaşandığını görüyoruz. Kentimizde Deprem Master Planı’nın hayata geçirilerek, güvenli yapıların oluşturulması önem arz ediyoruz.

ÖZGÜR ZOR

**

GÜLÜMSE

Kedi Nereden Bilsin

Adamın biri kendini fare zannettiği için akıl hastenesine düşmüş. Tedavisi bittikten sonra doktor sormuş:

―Şimdi sen bir fare misin yoksa insan mı?

―Fare olur mu doktor bey ben bir insanım.

―O zaman artık gidebilirsin iyileştin artık.

Deli kapıdan çıkmış ve imdaaaaaat diye bağırarak tekrar içeri girmiş doktor ne olduğunu sorunca:

―Bir kedi gördüm de ondan korktum.

―Sen hani artık kendini bir fare zannetmiyordun.

―Ben fare olmadığımı biliyorum da kedi nerden bilsin.

**

HİSSET

Kar Yağışı

Yalnızlığın sesinden bir resim yaptım

Karanlık kalabalıklardan süzdüm ışığını.

Akşamüstleriyle boyadım vazgeçen ağzını

Parmaklarını uzattım gece suları gibi ıssız

Salkımsöğütlerden bir beden çizdim usul

Hiçbir rüzgârın duruşunu bozamadığı

Bütün yağmurları topladım yapraklarına.

Sonra tüm yolcuların silindiği bir ufuk

Örttüm kâkülleriyle alnının üşümesini.

Puhu kuşlarının avazını yerleştirdim

                                        dudaklarına

Uzanıp uzanıp öptüm sonra acıyla.

Gözlerini kapalı çizdim görmesinler diye

                                                 kimseyi

Madem görmeyecekler bundan sonra beni.

Astım saçlarından odamın boşluğuna...

 

Uzun sustum, ey durmadan konuşanlar

Geçmedi üşümem

Ben bir aşkın kar yağışından geliyorum...

ŞÜKRÜ ERBAŞ

**

KULAĞINA KÜPE OLSUN

Peşinden gidecek cesaretin varsa, bütün hayaller gerçek olabilir!

Che Guevara

**