İç Güvenlik Yasası’nın Mecliste hararetle görüşüldüğü şu günlerde 12 Yıllık AKP hükümetine karşı ilk kez tüm muhalefet partilerinin tek bir ağız ve tekbir vücut olduğunu gördük.

*

Tümü de tek bir şey söylüyordu sıkıyönetim yasasına hayır. Polis hükümetine hayır.

Hitler Almanya’sı gibi olmak istemiyoruz.

*

Polisin yetkilerinin arttırıldığı bu kanun ile vatandaşların özgürlüğünün kısıtlandığı ve yaşam alanlarının daraltıldığına dair bir kaygı vardı muhalefet cephesinde, haksızda sayılmazlardı.

Ancak 12 yıllık yan gelip yatma dönemi vardı muhalefetin, bir kere bile tek yumruk, tek bir ağız olamamışlardı.

*

Yasa ile ilgili görüştüğüm avukat arkadaşların söylediği tek bir şey vardı. Meclisten bu kanun çıkınca Anayasa Mahkemesine itiraz edileceği.

Başka bir hukuksal mücadelenin olmadığı yönündeydi görüşleri.

*

Hitler Almanya’sına gidiyoruz denildiğindeki kaygıyı hepimiz taşırız

Peki onca insanın acımasızca öldürüldüğü bu Hitler Faşizmi nasıl oluşmuştu diye araştırdığımda karşıma korkunç bilgiler çıktı. Tam Hitlerin  “Halkta ve Almanya’daki Sıkıntının Kaldırılmasına Dair Kanun”u çıkardığı günün öncelerinde yapılan bir komployu görünce diktatörlüğün acımasızlığını bir kere daha anladık.

*

27 Şubat 1933 akşamı Reichstag Yangını  çıkmıştır.

Bu yangın NSDAP'nin polis örgütü olan gestapo tarafından yapılmıştır ve olay komünistlerin üzerine atılmıştır. Ertesi gün, Hitler Hindenburg’a, anayasanın kişi hak ve özgürlükleriyle ilgili maddelerini ortadan kaldıran bir kararname imzalattı. İzleyen günlerde Nazi partisi ve Milliyetçiler dışındaki tüm partilerin yayınları ve seçim çalışmaları durduruldu.

5 Mart 1933 günü yapılan seçimlerde Nazi partisinin oyları yüzde 44 düzeyine çıkmıştır. Milliyetçi partilerin oyları düşmüş olmakla birlikte parlamentoda çoğunluk sağlanabiliyordu.

*

Tarihte büyük karşı devrimler ve eli kanlı diktatörlükler genelde REFERANDUM veya SEÇİMLE gelmiştir.

İran da Molla diktatörlüğünü kuran Humeyni 1979'da REFERANDUMLA iktidara gelirken,

Almanya'da Nazi diktatörlüğünü kuran Hitler 1933'de SEÇİMLE iktidara gelmiştir.

 

HİTLER'İN İKTİDARA YÜRÜYÜŞÜ

 

1914-1918 arasındaki I. Dünya Savaşı'nda Alman Bavyere Ordusu'na gönüllü olarak katılan Hitler, savaş sonrasında Sosyalist aktivist olarak Münih Devrimi'ne katılmıştır.

*

Hitler, daha sonra Yüzbaşı Karl Mayr başkanlığındaki Bayerische Reichswehr Gruppennkommando Nr.4 (Bavyera Ordusu'nun İstihbarat Şubesi)'nde eğitim alıp karşı devrim eylemlerinde bulunmuştur.

*

I. Dünya Savaşı'nda Almanya'nın yenilmesinden sonra Hitler, arkadaşı mühendis Gottfried Feder ve altı kişi tarafından kurulan Alman İşçi Partisi (Deutsche Arbeiterpartei, DAP) adlı bir partiye katılmış ve kısa sürede bu partide  ilerleyip liderlik koltuğuna oturmuştur.

*

Hitler, 29 Temmuz 1923'te partinin adını Nasyonal Sosyalist Alman İşçi Partisi (Nationalsozialistische Deutsche Arbeiter Partei, NSDAP) olarak değiştirmiştir. NSDAP taraftarlarına, kısaca "Nazi" adı verilmiştir.

 

Parti, 25 maddelik bir program hazırlamıştır. Bu programın ilk maddesi Almanya'yı Versay'ın ezikliğinden (I. Dünya Savaşı sonrasındaki 1918 Versay Antlaşması Almanya'yı gerçekten de ezmiştir) kurtarmaktır. "Alman vatandaşlığının" yalnız Alman kanını taşıyanlarda olması gerektiği de önemli maddelerden biridir.

*

Parti, propaganda çalışmaları için Völkischer Beobachter adlı bir gazete çıkarmıştır.  Gazetede partinin fikirlerini açıklayan makaleler yayınlanmıştır.

*

Hitler, Benito Mussolini'nin "Roma yürüyüşü"nü taklit ederek 9 Kasım 1923'de Münih'te hükümeti devirmek için teşebbüslerde  bulunmuş (Birahane Darbesi), ordu ve polisin desteklerini almayınca Erich Ludendorff'u lideri olarak göstermiştir. Fakat darbe, Bavyera hükûmeti tarafından bastırılmış ve bunun üzerine Hitler, 5 yıl hapis cezasına çarptırılmış ve Landsberg Hapishanesi'ne girmiştir. Hitler, 20 Ekim 1924'de tahliye edilmiştir.

*

Hitler, hapisteyken "Mein Kampf" (Kavgam) adlı  bir kitapta fikirlerini toplamıştır. Partinin bundan sonraki faaliyetlerine bu kitap yön vermiştir.

(Devamı Yarın)