Balyoz davasından 18 yıla mahkûm olan Korg. Metin Tavuz Yalçın Paşa’nın ülkede ne kadar asker düşmanı varmış diye sitem etmesi, ülkenin içine düştüğü durumu açıkça ortaya koyuyor.

Aslında bu sadece askerde değil. Şu an toplum içerisinde başını almış giden bir sorun. Varsa pulun alem kulun misali. Belli bir kademede ve makamdayken arkandan gelen çok olur. Varlıklıyken çevrende dört dönenler işlerin tersine gittiğini anladıkları anda selam verenlerde yok olur.

 Hatta düşene bir tekme daha fazla vurmaya kalkarlar. Buna hayatın cilvesi mi diyelim yoksa, insanların iki yüzlülüğü mü?  Belki paşa bu güne kadar şu anda yaşadığı olayları görmemiş ve tanık olmamıştı. Ancak sivil yaşamda yaşananlar daha da vahim olduğu zamanlar olmuştur.

1963 yıllarından sonra yaşadığım tanık olduğum bazı olaylar birer film şeridi gibi gözlerimin önünden akıp giderken, bazen soruyorum. Dürüstler neden hep ezilirler. Madem Allah doğrudan yana derler. O zaman zalimlerin, haksızların, insan haklarına göz koyanlar ile insanların onuruyla oynayanların neden belasını vermiyor? Allah sabırlı derler.

 Ancak bazen sabır taşının da kırılıp, cinnet geçirten olaylar bakınca, akla tek gelense düşme düşenin dostu olmaz. Düşene bir tekme de en yakınındaki vurur diye boşa dememişler.

Şu an paşalar öyle vatandaş böyle tek güvencesi Allahın adaletine sığınmış bekliyorlar. Ancak, bekleyen derviş acından gebermiş derler. Bunu da unutmamak gerek.