B u gün Gaziantep’in düşman işgalinden kurtuluşunun,92. yıl dönümü. 92 yıl önce zalim barbar, bir ülkenin işgal ettiği, ilimizde açlık sefalete ve hastalıktan kırılan, binlerce insan, “ya istiklal ya ölüm” diyerek başlayan direniş sonrası,kendi kimliğine kavuşan halk kitlesidir.
İşte bu halk kitlesi sadece kendisi için değil. Ülkesi içinde bir örnek teşkil ederek, bütün ülkede işgal güçlerinden kurtulmanın öncüsü olmuştur. Ancak aradan geçen, 92 yıl sonrası kutlamalara bakınca sanki , Gaziantep ve Antepliler gitmiş yerini başka bir toplum almış gibi, kutlamalar bile bu kadar soğuktu.
İşte geçmişte ki esaretten kurtulup bağımsız hür bir ülke haline gelen ve adına Türkiye cumhuriyeti olarak tarihe geçip bütün dünyanın saygısını kazanan, ülke ve özellikle dünyada tek Gazi unvanlı şehir hakkında tarih sayfalarında yazılanlara bakınca bu Türk halkı yok’u var eden esarete karşı hep beraber birlik beraberlik içinde omuz omuza direnen bir ulus olarak,tarihe geçmiştir.
Şu anda da ülkede yeniden baş gösteren esarete dur diyebilecek, insanların gittikçe çoğaldığı görülmektedir.Çünkü halkın% 65’si fakirleştirilmiş. Yardıma muhtaç duruma düşürülmüş. Geriye kalanlarsa, devletin malı deniz misali ülkenin bütün kaynaklarını kendilerine endekslemiş.
Her türlü lüks hayat sürmeye devam ederken, kimin eli kimin cebinde misali, hünkar kesilmişler. Ancak, üç ay sonrası bu halk ya yeniden esareti kabullenecek yada esaretten kurtulmak için,milli birlik beraberliği seçecek.işte o zaman ,yeni bir kurtuluşun destanı yazılacak.