Bu tarih hiç şüphesiz dünya harp tarihine ibretlik bir olay olarak geçmiş ve dünya durdukça da yerini muhafaza edecektir.

Antep’imize, Anteplilere ve tüm yurdumuza kutlu olsun.

 

***

 

Bu kutlu günü sayın hocamız ADİL DAİ Beyefendinin (bizim kuşaktan, lisede okuyan hemen herkesin öğretmeni – hocası – olmuştur. Sıhhat afiyet dilerim.)  “PANOLARLA ANTEP HARBİ” isimli eserinden aldığım bir bölümle kutlamak, anmak istedim.

BİRKAÇ OLAY

 

“Aman bize fişek verin” diyen muhariplere Özdemir bey:

“Ne yapalım çocuklar, fişeğimiz kalmadı, kazma ile kürekle, sopa ile dövüşünüz!” demek zorunda kalmıştı. İşte bu yokluk Antepli ustaların silah tarihine geçecek yeni bir icadına sebep oldu:

Yemek yedikleri 2 bakır sahanı (tabağı) bir biri üstüne kapattılar. İçine kara barut ve demir parçaları doldurdular, kenarlarını perçin yaptılar, bir tarafından çıkarttıkları fitili ateşleyip Ermeni siperlerine attılar.

Buna da “SAHAN BOMBASI” dediler, epeyi de işe yaradı.

 

***

Yıldırım Taburu Komutanı Kamil Yıldırım anlatıyor:

“Yazıcık mıntıkasına gitmiştim. Siperlerde muharipler ateş ederken 10-12 yaşlarındaki çocukların ziyaa uğramaması (kaybolmaması) için boş kovanları siperlerde, ateş altında topladıklarını görerek ağlamıştım…”

 

***

 

Bu da çete Ökkeş Hacerlioğlundan:

Allah o günleri geri getirmesin. Çok acı çektik. Aç kaldık çıplak kaldık. Bir gün bizim Köroğlu Bostancının beygiri ölmüştü. Açlıktan bu beygirin etini parça parça bölüştük. Beygirin karnından bir de yavrusu çıktı. Onu da paylaştık, yedik.

Aç kalan insan, ayakta kalabilmek için neler yapmazmış.”

 

***

 

“Kadınları mağaralara, geniş kuyulara sarkıtıyorduk. Her on kadının yanına da (bıçağı kuvvetli) bir ihtiyar koyuyorduk. Fransız gelirse bu kadınları kendi öldürecekti. Fransızlara vermeyecekti.”

                                                       Veysel Sertkaya - 1904

 

***

 

Kalealtı Mahallesinden Ali Akgöz anlatıyor:

Kaledeki bayrağımıza bakardım her sabah. Bir sabah baktım ki, bizim bayrağımızın yanında bir de beyaz bardak asılı…

Oturdum hüngür hüngür ağladım!”

 

***

 

“Antep Harbine iştirak eden askerler, Antep adını kendi sancaklarına kemal-i iftiharla yazabilirler.”

                                                            2. Fransız Fırkası Kumandanı

                                                               General Dela Motte   1922

 

***

 

Ve Atatürk diyor ki:

“Eğer bir gün millet, vatan ve cumhuriyetin yüksek menfaatleri icap ettirirse, o çevre kahramanlarının, geçmişte olduğundan daha yüksek kahramanlıklar göstermeye amade bulunduklarına şüphem olmadığı bilinmelidir.

Cümlenizin derin ve yılmaz güvenle gözlerinizden öperim.

                                                                  M. Kemal Atatürk

                                                                     25.12.1937

 

***

 

Ey Antep’in gerçek kıymetini bilmeyen har vurup harman savuran yeni nesil.

Bu şehir dünya harp tarihine boşuna geçmemiş, “GAZİLİK” unvanını hatıra gönül’e binaen almamıştır.

92. sene-i devriyemiz kutlu olsun. Allah o günleri bir daha ne bize ne ülkemize göstermesin.