Sanırım, “Bir taşla iki kuş vurmak” deyimini, ‘Glutensiz, Bir Başka Kafe’den daha iyi anlatacak örnek yoktur!
Gaziantep Büyükşehir Belediyesinin, İstasyon Meydanı’nın yanındaki eski demiryolu lojmanlarından birini restore ederek hizmete açtığı ve kendi hazırladığı glütensiz ürünleri, ‘özel’ çalışanlarla hizmete sunduğu kafeden söz ediyorum.
Çalışanlar neden mi özel?
Normal koşullarda iş bulma olanakları kısıtlı olan zihinsel ve ruhsal engelli kişiler, bu kafede çalışıyor. Bunun için de bir proje yapılmış. Bu projeye göre, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığından alınan ‘Korumalı İşyeri Statüsü Belgesi’ ile İŞKUR destekli bir hibe programıyla eklemlenerek, güzel bir sosyal işletme modeli ortaya çıkmış. Engelli bireylerin, mesleki eğitim ve rehabilitasyonla iş ve meşguliyet alanında edindikleri deneyimlerin kullanılması, sorumluluk duygularının ve özgüvenlerinin gelişmesiyle sonuçlanacak bu proje, üreten bireyler ortaya çıkaracaktır. Bu da, az da olsa evlerine hapsolmuş zihinsel ve ruhsal on beş bireyi hayata katacaktır.
Gelelim çölyak hastalığına.
Bilindiği gibi, glütensiz ürünleri çölyak teşhisi konulan hastalar kullanıyor. Çölyak hastalığı; İnce bağırsağın, gluten adlı proteine karşı ömür boyu süren ve kronikleşen alerjisi, hassasiyetidir. Buğday, arpa, çavdar ve yulaf gibi tahıllar gluten içerir. Alınan gıda, ince bağırsakta bileşenlerine ayrıştırılıp bağırsak mukozası üzerinden kana karışır. Vücudun yeterince gıda alabilmesi, ince bağırsakta çok sayıda bulunan ve villus çıkıntıları olarak adlandırılan kıvrımlar tarafından sağlanır. Çölyak Hastaları glutenli yiyecekler tükettiklerinde bağırsak mukozasında alerji nedeniyle villus çıkıntıları ve kıvrımları tahrip olarak azalır ve küçülürler. Böylece bağırsak yüzölçümü gittikçe azalır ve alınan gıdalar emilemez hale gelir. Sonuçta beslenme yetersizliği, arkasından da hastalık belirtileri ortaya çıkar.
Çölyak hastalığının tek tedavisi glutensiz sıkı bir diyettir. Diyetin sıkı bir şekilde uygulanması ile düzleşen ince bağırsak yüzeyi normal şeklini ve işlevini tekrar kazanmaktadır. Çok az miktarda alınan gluten bağırsaklardaki tahribatın tekrarlamasına neden olur. Glutensiz sıkı bir diyetin uygulanması süresince Çölyak hastasının genellikle bir şikâyeti olmaz. Beslenme tarzının değiştirilmesinin ardından genelde kısa b ir süre içerisinde şikâyetler belirgin şekilde azalır. Şikayetlerin tamamen kaybolma süresi ince bağırsaktaki tahribat derecesi, hastanın yaşı, ve diğer faktörlere göre değişkenlik gösterebilir.
Bu anlamda çölyak hastalığının tek tedavisi olan glutensiz diyeti uygulamak bütün çölyak hastalarını zorlayan bir süreçtir. Çünkü özel üretilmediği takdirde bütün hazır gıdaların içinde mutlaka gluten bulunmaktadır.
İşte bir taşla iki kuş vurmak buna denir.
‘Glutensiz Bir Başka Kafe’ hem çölyak hastalarının güvenle kullanacağı sağlıklı ürünler üretmesi, hem de işyerinde zihinsel ve ruhsal engelli kişileri istihdam etmesi açısından takdiri hak eden önemli bir girişimdir. Bu çalışmasından dolayı Gaziantep Büyükşehir Belediyesini kutluyorum. Kafenin, çölyak hastalarına hayırlı olmasını diliyorum.
http://www.colyak.org.tr/sayfa.asp?Sayfa=Kategori&Bolum=5