Geçtiğimiz haftanın önemli eğitim gündemlerinden birisi de Milli Eğitim Bakanı Sayın Yusuf Tekin’in ara tatiller konusunda yaptığı “Ara tatilleri kaldırmak deyince çocuklar, gençler sanki okula eklenecek gibi anlıyorlar.
Yapacağımız şey şu, eğer yaparsak okulların açılışını
eylül ayında öteleyeceğiz. Yine 180 iş günü okullar devam edecek, yine öğretmenlerimiz iki
ay tatil yapacak.” şeklindeki açıklamaydı.
Ara tatiller, Millî Eğitim Eski Bakanı Sayın Ziya Selçuk tarafından 15 Mayıs 2019 tarihinde
“Yeni Eğitim Öğretim Çalışma Takvimi Modeli” çerçevesinde açıklanmış ve 2023 Eğitim
Vizyonu doğrultusunda okullarda 2019-2020 eğitim-öğretim döneminden itibaren, Eylül ve
Haziran aylarında ikişer hafta olarak uygulanan mesleki çalışmaların birer haftası Kasım ve
Nisan aylarına alınarak, eğitim öğretimin ikişer aylık periyotlar halinde öğrencilerin tatil,
öğretmenlerin mesleki çalışma yapması şeklinde kurgulanarak uygulanmaya başlanmıştır.
Ara tatiller konusunda Ender KAZAK0F ve Serap TEZEL tarafından “Ara Tatiller Avantaj
mı Dezavantaj mı? Öğrenci ve Öğretmen Görüşlerinin Nitel Analizi” başlığıyla yapılan
araştırma bulguları incelendiğinde ara tatil uygulamasının öğrenci, öğretmen ve okul yönetimi
için büyük avantajlar sağladığı görülmüştür. Fakat elbette ki bu uygulamanın
dezavantajlarının da olduğu görülmüştür.
Ara tatillerin öğrenciler açısından avantajları, yoğun geçen sınav haftasının ardından
dinlenme, rahatlama ve nefes alma fırsatı sağlamış olmasıdır. Bu bulgu, ara tatilin öğrencilere
ödevler ve sınavlardan kaynaklanan yorgunluğu giderme fırsatı sunduğu ve öğrenciye
dinlenme fırsatı verdiği; tatil dönüşü okula dinç gelindiği, okula zihnen ve bedenen dinlenmiş
heyecanlı ve istekli şekilde dönüldüğü; tatilde öğrencilerin sınav streslerini attıkları ve daha
enerjik bir şekilde okula döndükleri sonucunu ortaya çıkarmıştır.
Dezavantajlar konusunda ise en çok üzerinde durulan konulardan biri, tatil sonrası okula
adapte olma problemleri yaşanmasıdır. Bazı öğrenci ve öğretmenler tam da yeni döneme
başlamışken ve belli bir sistem oturtmuşken ara vermenin okuldan kopmalara ve tatil sonrası
okula dönüşte adaptasyon problemleri yaşanmasına sebep olduğunu belirtmişlerdir.
Ara tatil dönemlerinde velisi çalışmayan öğrenciler hem aileleriyle bolca vakit geçirme fırsatı
bulmakta hem de aile katılımlı birçok sosyal, kültürel, fiziksel etkinlik içerisinde yer
alabilmektedir. Ailesi çalışan ve evde kalamayacak kadar küçük pek çok çocuk aile
üyelerinden biri ile birlikte iş yerine gitmek zorunda kalmış hatta belki de yeterince dinlenme
ve rahatlama fırsatı bile bulamamıştır. Bu anlamda ara tatili değerlendirebilen, çalışmayan,
çocuklarıyla zaman geçirebilen veliler için fırsat olduğunu, çalışan aileler için ise bakıcı
bulma, izin alma, evde yalnız bırakma gibi sıkıntılara neden olduğu ve bu nedenle olumsuz
görüldüğünü tespit edilmiştir.
Ara tatillerin öğretmenlere dinlenme, rahatlama, nefes alma aile ve arkadaşlarla vakit
geçirme, sosyalleşme, sınav sonrası iş ve işlemlere vakit bulma, eksiklerini giderme, gibi
avantajlar sağladığı görülmüştür. Ayrıca öğretmenler okula dinç ve mutlu dönmektedir.
Sonuç olarak 2019 yılında 2023 Eğitim Vizyonu kapsamında uygulanmaya başlayan ara tatil
uygulamasının öğrenci ve öğretmenlerin dinlenip rahatlamasını, aile ve arkadaşlarına vakit
ayırmalarını sağlaması, öğrencilerin konu eksiklerini gidermeleri için bir fırsat sunması,
motivasyon sağlaması ve okula dinç ve mutlu dönmelerine olanak tanıması gibi pek çok
avantajı olduğu ve birçok öğrenci ve öğretmenin bu uygulamadan memnun olduğu
görülmektedir. Bu sonucun, öğretmenler ve öğrenciler arasında yapılacak bir anket
çalışmasıyla da doğrulanacağı görülecektir.
Ancak Sayın Yusuf Tekin’in öğretmen, öğrenci ve eğitim yöneticilerine değil de, çalışan
velilerin taleplerine kulak kabartacağı, yapılan açıklamalardan anlaşılacaktır. Bu durum bizler
açısından anlaşılır bir durum değildir.