Bir kaç gündür bu iki anlam üzerinden bir takım yorumlar,değerlendirmeler yapılmaktadır.Eğitim yaşamım boyunca bu güne kadar İlk,Orta,Yüksek (Mühendislik,Hukuk, Siy.Blm.ve Uls.Ars. İlşk.Fak.) Eğitimlerimle yorumlara katkı koymak istedim.
Anlam ve vurgu açısından aralarında küçük bir fark olmakla birlikte, iç-içe geçmiş her iki ifade de doğrudur.
"Millî Mücadele" için, 1919–1922 arasındaki bağımsızlık mücadelesinin tamamını kapsayan daha geniş bir kavram diyebiliriz. Siyasi örgütlenmeyi, kongreleri, diplomatik girişimleri, halk direnişini ve askerî mücadeleyi içerir.
"Kurtuluş Savaşı" ise daha çok bu dönemin askerî yönünü, işgalci kuvvetlere karşı verilen savaşları, bu bütünün silahlı mücadele boyutunu ifade eder.
Bu nedenle:
Tarihsel sürecin bütünü için "Millî Mücadele" demek daha kapsayıcı ve isabetlidir.
Anlatı ve yazımda, Cepheler, Muharebeler ve askerî başarılar öne çıkıyorsa "Kurtuluş Savaşı" daha uygun bir ifade olacaktır.
Örneğin:
"Mustafa Kemal Paşa, Millî Mücadele'yi örgütledi."
"Büyük Taarruz, Kurtuluş Savaşı'nın dönüm noktasıdır."
Bu konu yalnızca bir terminoloji meselesi değildir; Türkiye'nin Kurtuluş ve Kuruluş anlatısı, Ulusal kimlik ve tarih yazımıyla da yakından ilişkilidir.Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş sürecinde
Tarihsel boyut,1918'de Mondros Mütarekesi'nin imzalanmasının ardından başlayan süreç, yalnızca cephede verilen savaşlardan ibaret değildir. Bu dönemde:
Yerel direniş hareketleri ortaya çıktı.
Amasya Genelgesi yayımlandı.
Erzurum Kongresi ve Sivas Kongresi toplandı.
Türkiye Büyük Millet Meclisi açıldı.
Düzenli ordu kuruldu.
Diplomatik mücadele yürütüldü.
Son olarak askerî zaferler kazanıldı ve Türkiye Cumhuriyeti'nin tapu senedi Lozan Antlaşması ile Uluslararası alanda yeni devlet tanındı.
Bu nedenle bütün bu süreci ifade etmek için "Millî Mücadele" kavramı daha kapsamlıdır. "Kurtuluş Savaşı" ise Emperyalist Güçlerin ve Silahlı-Silahsız yerli işbirlikçilerinin işgaline karşı verilen bu sürecin özellikle silahlı çatışmalar bölümünüdür.
Siyasi boyut açısından Cumhuriyet'in ilk yıllarından itibaren her iki kavram da kullanılmıştır. Ancak zaman içinde farklı siyasi çevreler bunlara farklı anlamlar yüklemiştir.
"Millî Mücadele" ifadesi, halkın örgütlenmesini, siyasal önderliği, Meclis iradesini ve diplomatik mücadeleyi de kapsadığı için daha geniş bir tarih anlayışını yansıtan sürecin siyasal, toplumsal, diplomatik ve askerî bütününü kapsar.
"Kurtuluş Savaşı" ise bağımsızlık için verilen askerî mücadeleyi öne çıkarır ve daha çok savaş eksenli bir anlatı sunar.
Günümüzde bazı siyasal yaklaşımlar "Millî Mücadele" kavramını, Ulusal birlik ve ortak direniş vurgusu nedeniyle tercih ederken; bazıları "Kurtuluş Savaşı" ifadesini daha güçlü ve doğrudan bulmaktadır. Bununla birlikte, ana akım tarih yazımında bu iki kavram genellikle birbirine karşıt değil, birbirini tamamlayan kavramlardır.
Yıllarca sivil toplumda ve toplumsal konularda görev yapmış biri olarak baktığım perspektiften, "Millî Mücadele" kavramını daha kapsayıcı değerlendirmekteyim. Çünkü bu ifade yalnızca cephede savaşan askerleri değil; cephe gerisinde çalışan kadınları, üreticileri, aydınları, yerel direniş örgütlerini, Meclis'i ve diplomasiyi de içine alır.
Bu nedenle tarihsel doğruluk açısından şöyle bir ayrım yapmak yerinde olur:
1919–1923 döneminin tamamı: Millî Mücadele, bu dönemin askerî safhası ise Kurtuluş Savaşı olarak anlamlandırılmalıdır.
Böylece hem tarihsel kapsam korunmuş, hem de kavramlar kendi bağlamlarında doğru kullanılmış olacaktır. Birbirini dışlayan iki farklı anlatıdan değil, aynı sürecin farklı yönlerini ifade eden iki kavramdan söz ediyoruz.
Dolayısıyla bunları karşı karşıya koymak yerine, birbirini tamamlayan kavramlar olarak değerlendirmek hem tarih yazımına hem de dönemin gerçekliğine daha uygundur.
Bu tür konularda polemikten uzak, belgelere ve tarihsel bağlama dayalı bir dilin toplumsal hafızaya daha fazla katkı sağlayacağı kanaatindeyim..Böyle bir ifade, kişileri hedef almadan, tartışmayı ilkelere ve tarihsel doğruluğa taşır. Bu da hem yapıcı bir üslup sağlayacağı, hem de gereksiz kutuplaşmayı beslemeden görüşünüzün net biçimde ortaya konmasını sağlayacaktır..
Çaresiz değilsiniz, ÇARE SİZSİNİZ..
Yük.İnş.Müh.M.SAİT KÖSE