NE DİYEYİM KADI EFENDİ;

ADALETİNLE BİN YAŞA SEN E Mİ !

Osmanlı döneminde, yolsuzlukları ile ünlü Karakuşi adında bir kadı varmış. Bir gün Karakuşi Kadı, bir fırının önünden geçerken, burnuna güzel bir koku gelmiş. Vitrinde güveç içinde nar gibi kızarmış, sahibini bekleyen nefis bir ördek duruyor. Karakuşi Kadı, fırıncıya 'Ben bunu aldım' demiş.

Kadıya itiraz edilir mi? Fırıncı hemen ördeği paket yapıp vermiş.

Az sonra ördeğin sahibi gelmiş: 'Hani bizim ördek?' diye sormuş.

Fırıncı boynunu büküp 'Uçtu' deyince, iş kavgaya dönüşmüş. Kavga sırasında fırıncı, araya giren bir gayrimüslim müşterinin gözünü çıkarmış; korkusundan kaçmaya başlamış. Gayrimüslim vatandaş da peşinde koşuyor.

Duvardan atlarken, öteki taraftaki hamile bir kadının üstüne düşmez mi! Kadın oracıkta düşük yapmış; kocası da fırıncının peşine düşmüş. Fırıncının çarpıp devirdiği Yahudi bir vatandaş da kızıp peşlerine takılmış...

Sonunda duruma müdahale eden zaptiyeler, hepsini yakalayarak Karakuşi Kadı'nın karşısına çıkarmışlar.

Ördeğin sahibi, 'Bu adam ördeğimi hiç etti' diye şikâyet etmiş.

Kadı, fırıncıya sormuş: 'Ne yaptın bu adamın ördeğini?'

Fırıncı 'Uçtu' demiş.

Kadı, kara kaplı defterini açmış: 'Ördeğin karşısında tayyar yazılı. Tayyar 'Uçar' anlamına gelir. O halde ördeğin uçması suç değil'  diyerek fırıncının beraatına karar vermiş.

Gözü çıkan gayrimüslim vatandaşın şikâyetine de kara kaplı defterden bir madde bulmuş: 'Her kim, gayrimüslimin iki gözünü çıkara, o Müslüman'ın tek gözü çıkarıla...'

Karakuşi Kadı, 'Şimdi' demiş, 'Fırıncı senin öbür gözünü de çıkaracak, biz de onun tek gözünü çıkaracağız.'

Tabii gayrimüslim şikâyetinden hemen vazgeçmiş.

Çocuğunu kaybeden kadının kocasına da, Karakuşi Kadı, 'Karını vereceksin, bu adam yerine yeni çocuk koyacak.' diye hüküm kesmiş

Böyle olunca adam da, şikâyetini anında geri almış.

Kadı Yahudi'ye sormuş: 'Senin şikâyetin ne?

Yahudi ellerini açmış, 'Ne diyeyim kadı efendi' demiş, 'Adaletinle bin yaşa sen, e mi !'

////

Hisset

Garip Şey Yaşamak

 

Garip şey yaşamak

Avluda

Zehir dilli insan

Korkunun bunalan gergefi

Tabancanın kayboluşu

Düşüncenin oylumu

 

Yaratının odağında

Tersine akan irin

Aldatıcı aşklar

Heyecandan ölüyordum

Alkışlara yönelik

 

Suskun kentin saatleri

Yol vermez

Kırılan gül

Esrik bahçe

Olmazı içeren sahneler

 

Tükenik birey

Doluyor kalbime

Yeniden atlası örtüyor

İğrenç yaşamak tadında

Kıskıvrak evrene

 

M. Özer CİRAVOĞLU

///

Gülümse

Avcı      

Köy odasında cemaat toplanmış oradan buradan konuşuyorlar birisi sonradan gelmiş aralarına nerde kaldın diye sormuşlar avdaydım diye cevap vermiş...

Birisi sormuş ne avına çıktın diye, adam hararetli bir şekilde ördek avına çıktım der...

Ördeğin birisi geliyordu attım onu düşürdüm baktım öteki geliyor onu da vurdum baktım biri daha geliyor onu da vurdum.

 

Oradakilerden biri sorar tüfeği ne zaman doldurdun diye, adam doldurmaya fırsatım olmadı ki der

/////

Kulağına küpe olsun

Dedim ki cümlelerim bile devrik, Kalbimin içini hiç sorma.

Nazan Bekiroğlu