Değerli Yaşamseverler,

İş yaşamında sıklıkla karşılaştığım bir durum var. Zor toplantılar. Hani girmeden karnınızı ağrıtan toplantılar. Toplantının sonunda “eyvah, şimdi bana ne olacak?” sorusuyla odadan çıktığınız toplantılar.

Size de oldu mu bu?

Çok kişiye oluyor. Dünyanın her yerinde her toplantı odasında bu duygular, kaygılar yaşanıyor. CEO’lara, orta seviye yöneticilere, çay getirip götüren mutfak çalışanlarına bile.

Mesele aslen toplantı değil, o toplantıyı o aşamaya getiren süreç.

Filmi biraz başa saralım.

Okul yıllarınıza.

Kaçınız şunları duyarak büyüdünüz?

“İyi bir okula git, oradan iyi bir şirkete kapağı at, hayatın kurtulur.” Sanki hayat YAŞANACAK değil de KURTARILACAK bir şeymiş gibi. Kurban duruşu.

“Doktor olmalısın, ailede doktor yok, tamamlanırız.” Aile birliği ve aile içi yardımlaşma tabii ki önemli ancak bireyin ideallerini, hayallerini hiçe saymak uğruna değil.

“Sanatçı olup ne yapacaksın? Aç kalırsın. Avukat ol, paranı kazan, boş zamanlarında arkadaşlarına gitar çalmaya devam edersin.” Bu öneri bir tanıdığıma üniversiteye hazırlandığı aşamada öğretmeni tarafından yapıldı... ne desem bilemedim....duyduğumda tüylerimin ürperdiğini hatırlıyorum.

Sanırım anladınız. Mesele o toplantı değil. Mesele bizim o toplantıya getirdiğimiz bakış açılarımız.

İnsan, yapısı gereği, seçeneklere ihtiyaç duyar. Çünkü insanın yaşamdaki en kuvvetli “hayatta kalma” aracı seçim yapabilmesidir. İnsan opsiyonsuz kaldığı zaman seçim yapamaz hale gelir ve bu noktada zihin kontrolü ele alır ve başlar soru sormaya:

“Ya başarısız olursan?”

“Ya toplantıda sana ayrılan sürede sunumunu bitiremezsen?”

“Ya o gün rahatsızlanırsan?”

“Ya cevabını bilmediğin yerden soru gelirse?”

Ya, ya, ya....

Zihin bu soruları, başka bir seçeneğinizin olmadığı varsayımınızdan dolayı size fırlatır. Zira zihin sizi korumaya çalışır, size rahatsızlık veren bu sorularla bakış açınızı değiştirip etrafınızda ne gibi başka olasılıklar olduğunu araştırmanızı ister.

Şimdi o toplantı odasına geri dönelim.

O toplantı o kadar zor olmamalı.

Seçenekleriniz neler?

Sevgiyle,

Faydalanabileceğiniz Kaynaklar:

1. Dokuzyüz Katlı İnsan / Mustafa Merter
2. Drive / Daniel Pink (bu kitap çalıştığım firma olan Novartis İlaç’ın kültürel değişimini başlatan kitaptır)