Selamlaşmanın sözlüklerdeki anlamı “Çok az tanışmak, selam vermek, esenleşmek” olarak açıklanıyor.
Selamlaşmak, insanların birbirlerini güler yüzle karşılamalarının, birbirlerine değer vermelerinin, insanca davranmalarının bir işareti demektir.
Medeniyetin gereğidir.
***
Mukaddes Kitabımız Kur’an-ın çeşitli sure ve ayetlerinde “selam” geçmektedir. Selam verene daha iyi bir şekilde selam vermek; bir yere girerken ses vermek amacıyla selam vermek; izin istemek amacıyla selam vermek anlamıyla selamdan, Mukaddes Kitabımızda söz ediliyor.
Kur’an-da selamın nasıl verileceği hakkında bir açıklamaya rastlamadım. Ama nedense bazı kişilerde selamın muhakkak “Selamünaleyküm” şeklinde olacağı ve başka türlü selamın verilemeyeceği inancı var. Pek tabii ki herkesin inancına saygı gösterilir.
Selamünaleyküm Arapça bir kelimedir. “Selamet sizin üzerinize olsun” anlamına geliyor. Arapça bu sözü karşılayabilecek bir sürü Türkçe selamlaşma sözleri vardır. Örneğin; esenlikler dilerim, günaydın, tünaydın, esen kal, iyi günler, hayırlı cumalar, merhaba, Allah’a emanet ol, sağlıkla kal… gibi kelimelerle selamlaşmak mümkündür.
Barış, huzur dilemektir, selamlaşmak.
***
Selamlaşırken, insanların birbirini tanımalarına da gerek yoktur. Hasbelkader bazı Avrupa ülkelerini gezip gördüm. Gerek sokaklarda gerek otellerde karşılaştığımız insanların güler yüzle bizlerle selamlaşmaları buna bir örnektir.
Gaziantep’te, İstanbul’da ve gördüğüm bütün şehirlerimizde, karşıdan gelene selam verme çabalarım hep boşa çıkmıştır. İnsanın yüzüne bile bakmıyorlar.
***
İşçi olarak ailesiyle birlikte İsviçre’ye giden Temel, oğlunu bir okula yazdırmış.
Bir hafta sonra çocuk babasına müjde vermiş:
-Baba, düşünebiliyor musun? Okulda hem Almanca hem İngilizce hem de cebir öğreniyoruz…
Bu Temel’in de çok hoşuna gitmiş, oğluna:
-Hadi öyleyse bana cebirce “Merhaba” desene!
Orhan YALKIN