Siyaset mi güleyim bari.
İşte 2010’da bugünkü siyaseti görerek, siyasetten ayrıldım.
Neden mi? Eğer, gücün genel merkeze ve parti meclisine yetmiyor.
Seçip gönderdiğin insanlar seni satıyorsa, siyasette durmanın ve temsil etmenin bir anlamı yok.
Siyaset o kadar yozlaştı ki, eğer bir adayını kendin seçemiyor. Genel merkez kafasına göre aday belirliyorsa. Hatta kendi partisi içinden değil de, adı bir yerlerde var diye, arayış içine girmişse orada başarılı olunamaz.
İşte bunlara karşı, yönetimler yetersiz kalıyor. Hatta görevden alınılıyorlarsa çatı altında kalmanın da bir anlamı yok.
Siyaset, aslında büyük bir vebal taşıyor. Vekalet alıyorsun, ülkeni halkını ve ilini kollamak için.
Ama şu an siyaset koltuk makam oldu.
Eğer bir kişinin iki dudağı arasında siyaset yapılıyorsa, bırak o siyaset yerin dibine batsın. İşte o durumda iktidar her zaman yüzde beş avantajlıdır.
Ama muhalefet muhalefetliğini yapabilirse, yüzde on beş avantajlıdır.
Ne yazık ki şu anki muhalefet yüzde on beş değil. Kendi kendilerini yok edip, iktidarın ekmeğine yağ sürüyorlar.
O zaman bunun adı siyaset değil. Adım makamım olsun yeterli.Anlayışıdır.