Tin Tin, tini mini hanım

Seni istiyor canım.

Ben senin hasretinden

Akıttım göz yaşları…

 

Gariban, türküsünü söyleye dursun.

Nereye çekersen oraya gider diye bir söz var ya… Bu türkü de öyle. Tin tin deyince aklıma biri geldi. Hani şu boş teneke sesi "Kuru ekmek yiyorsa karnı toktur" felsefi açıklamanın sahibinin sesi Tın Tın.

 İnsaf, izan, vicdanla uzak yakın ilgisi olmayan  karnı tok sırtı pek vekil. Hangi kafa bu? Sorun, bunu söyleyende değil bunlara sorun çözsün diye vekalet verende...

Elinle eden boynu ile çeker. 2 825.00 TL asgari ücretin açlık sınırının altında kaldığı, klasik tarifle dört kişilik bir ailenin üç öğün simit-çayla günü geçirse aylığın yetmediği geliri düşünürsek Tin Tin bey çok doğru söylüyor. Demek ki karınları tok. TV'lerde ahkam kesen fakirliği övenleri dinleyip sesi çıkmayan halkım da hak verdiğine göre sorun yok.

Öyle, aşkı için söylenen türkünün sözlerini, alamadığı yiyecek içeceği,  her türlü çarpık çapkın ilişkinin yaşandığı, körün tuttuğunu...

Gayrimeşru katakulli kazancın övüldüğü, istediğini elde etmek için her türlü yolun örneklendirilerek gösterilip, uyutulduğu afyonlu dizi ve aralardaki reklamlarda görme yerine, sofrasında görme iradesi ile söyleyip, davrandığı gün, sorun çözülmeye başlamıştır.    

Tolstoy'un Hayatımızı  ve yaşamımızı    sorgulatacak ders niteliğinde anlamlı sözlerinden biri;

Hayat ne gideni geri getirir,

ne de kaybettiğin zamanı geri çevirir.

Ya yaşaman gerekenleri zamanında

yaşayacaksın, ya da yaşamadım diye ağlamayacaksın.!

Her şeyin güzel olacağı, sağlıkla yaşanacak günler için ...