Türkiye’de yükseköğretim tercih döneminin en önemli başlıklarından biri artık yalnızca “hangi bölüm?” sorusu değil. Aileler ve öğrenciler için “bu eğitimin toplam maliyeti ne olacak?” sorusu da en az bölüm seçimi kadar belirleyici hale geldi. Özellikle vakıf üniversitelerinde son yıllarda hızla yükselen öğrenim ücretleri, yükseköğretime erişimin ekonomik boyutunu yeniden gündeme taşıyor.
2026-2027 akademik yılı için açıklanan rakamlar, bazı üniversitelerde yıllık öğrenim ücretlerinin 2 milyon TL sınırını aşabildiğini gösteriyor. Üstelik bu rakamlar yalnızca eğitim ücretini ifade ediyor. Barınma, yemek, ulaşım, kitap, bilgisayar ve diğer kişisel harcamalar eklendiğinde dört yıllık üniversite eğitiminin toplam maliyeti çok daha yüksek bir noktaya çıkıyor.
Bir yılda yüz binlerce liralık artış
Son iki akademik yılın rakamları karşılaştırıldığında artışın boyutu daha net görülüyor. Bilkent Üniversitesi’nde 2025-2026 döneminde 950 bin TL olan yıllık öğrenim ücreti, 2026-2027’de 1 milyon 295 bin TL’ye yükseldi. Böylece bir yılda 345 bin TL'lik artış gerçekleşti.
Koç Üniversitesi’nde tıp dışındaki programların yıllık ücreti 1 milyon 590 bin TL’den 2 milyon 180 bin TL’ye çıktı. Artış 590 bin TL oldu. Sabancı Üniversitesi’nde ücret 1 milyon 595 bin TL’den 2 milyon 170 bin TL’ye yükselirken, Özyeğin Üniversitesi’nde 1 milyon 385 bin TL’den 1 milyon 975 bin TL’ye çıktı.
Bu rakamlar, yalnızca bir yıl içerisinde meydana gelen değişimin bile aile bütçelerinde ne kadar büyük bir yük oluşturduğunu ortaya koyuyor.
İki yılda artış yüzde 100’e yaklaştı
Daha uzun dönemli bakıldığında tablo daha çarpıcı. 2024-2025 ile 2026-2027 akademik yılları arasında Bilkent Üniversitesi’nin yıllık ücreti 620 bin TL’den 1 milyon 295 bin TL’ye yükseldi. Artış oranı yaklaşık yüzde 109 oldu.
Koç Üniversitesi’nde aynı karşılaştırmada ücret 1 milyon 75 bin TL’den 2 milyon 180 bin TL’ye çıktı ve yaklaşık yüzde 103 arttı. Sabancı Üniversitesi’nde 1 milyon 100 bin TL’den 2 milyon 170 bin TL’ye yükselen ücret yaklaşık yüzde 97 artış gösterdi. Özyeğin Üniversitesi’nde ise 950 bin TL olan yıllık ücret 1 milyon 975 bin TL’ye ulaşarak yaklaşık yüzde 108 yükseldi.
Başka bir ifadeyle, bazı önde gelen vakıf üniversitelerinde iki akademik yıl gibi kısa bir sürede öğrenim maliyeti neredeyse iki katına çıktı.
Bölümler arasında büyük fark var
Ancak bütün vakıf üniversitelerinde aynı ücret uygulanmıyor. Üniversiteler arasında olduğu gibi aynı üniversitenin farklı fakülteleri ve programları arasında da ciddi fiyat farkları bulunuyor.
2026-2027 verilerinde bazı vakıf üniversitelerinde tam ücretli programların yıllık bedeli 1 milyon TL'nin altında kalırken, bazı üniversitelerde 2 milyon TL'yi, hatta belirli programlarda 3 milyon TL'yi aşabiliyor. Örneğin Koç Üniversitesi Tıp Fakültesi için açıklanan yıllık ücret 3,2 milyon TL seviyesinde. Bazı diğer üniversitelerde de tıp, diş hekimliği ve sağlık alanlarındaki programların ücretleri diğer bölümlerin üzerine çıkabiliyor.
Bu nedenle üniversite tercihi yapılırken yalnızca üniversitenin genel ücretine bakmak yeterli olmuyor. Öğrencinin okuyacağı bölüm, burs oranı ve bursun kapsamı da toplam maliyeti doğrudan belirliyor.
Burslu okumak büyük önem taşıyor
Vakıf üniversitelerindeki yüksek ücretler nedeniyle burs ve indirimler de tercih sürecinin en kritik unsurlarından biri haline geldi. Yüzde 50 burs, yüzde 25 indirim veya tam burs gibi seçenekler, ailelerin ödeyeceği miktarı ciddi biçimde değiştirebiliyor.
Fakat burada dikkat edilmesi gereken nokta, bursun yalnızca ilk yıl için değil, öğrencinin eğitim süresi boyunca hangi koşullarda devam edeceğinin bilinmesi. Tercih yapmadan önce bursun devam şartları, hazırlık sınıfındaki uygulamalar, ücret artışlarının nasıl hesaplandığı ve ek ödemeler mutlaka incelenmeli.
YÖK'ten yüzde 25 sınırı
Artan ücret tartışmalarının ardından Yükseköğretim Kurulu da 2026-2027 yılı için önemli bir düzenlemeye gitti. YÖK'ün kararına göre hazırlık ve birinci sınıf dışındaki öğrencilerin öğrenim ücretlerine yapılacak artış yüzde 25'i geçemeyecek. Bu oran, haziran ayındaki TÜFE ve Yİ-ÜFE artışlarının ortalaması dikkate alınarak belirlendi.
YÖK ayrıca bazı vakıf üniversitelerinin kayıt yenileme süreçlerini geciktirdiğine ilişkin başvurular geldiğini ve kurallara aykırılık tespit edilmesi halinde gerekli incelemelerin yapılacağını açıkladı.
Buradaki önemli ayrım ise yeni kayıt yaptıracak öğrencilerle eğitimine devam eden öğrencilerin aynı kurallara tabi olmaması. Özellikle üniversiteye yeni başlayacak öğrencilerin açıklanan yıllık ücretleri ve burs koşullarını dikkatle değerlendirmesi gerekiyor.
Eğitim tercihi artık aile bütçesi hesabı
Vakıf üniversitelerindeki ücret artışları, yükseköğretimin yalnızca akademik değil, aynı zamanda ciddi bir ekonomik karar olduğunu gösteriyor. Yıllık 1-2 milyon TL'yi aşabilen ücretler düşünüldüğünde dört yıllık eğitim için ortaya çıkabilecek toplam fatura milyonlarca liraya ulaşabiliyor.
Üstelik üniversite ücretinin üzerine yurt ve kira giderleri de ekleniyor. Büyük şehirlerde yaşayan öğrenciler açısından barınma maliyeti, toplam eğitim harcamasının önemli bir bölümünü oluşturuyor.
Sonuç olarak son yıllarda vakıf üniversitesi ücretlerinde yaşanan yükseliş, ailelerin üniversite tercihlerinde ekonomik planlamayı zorunlu hale getirdi. Önümüzdeki dönemde üniversiteler açısından asıl tartışma ise yalnızca “ücretler ne kadar arttı?” sorusu olmayacak. Asıl soru, milyonlarca liraya ulaşan eğitim maliyetinin öğrenciler ve aileler tarafından ne ölçüde karşılanabileceği olacak.
Çünkü üniversite eğitimi artık birçok aile için yalnızca bir eğitim yatırımı değil, uzun vadeli ve ciddi bir bütçe planlaması anlamına geliyor.
Kaynak: Euronews