Anlayabilsek…
Ülke ekonomisinden sorumlu Sayın bakan ülkenin şimdiye kadar görülmemiş bir pahalılıkla cayır cayır yanışını önleyecek ekonomik önlemleri açıkladı…
Açıklamasına açıladı da:
Açıklamalardan bir şeyler anlayan varsa bir adım öne çıksın dense, kendini dinleyen – eğer varsa – birkaç ekonomiden anlayanın dışında hemen herkes, öne çıkar…
Bakan bey, ha babam, bankalardan, bankalar arısı para transferinden, uluslar arası ticari gelişmelerden, şundan bundan bahsederek, ahalinin ne olduğunu anlamadığı kelamlarla konuşuyor da konuşuyor…
Bir sofrada ekmek su kadar gerek olan, sofraların olmazsa olmazı “acı soğanın” nasıl 8-10 liraya çıktığından. Neden böylesine anlamsız bir şekilde yükseldiğinden, sizin benim anlayacağım kelamlarla anlatmıyor…
Fiyatların nasıl normal seviyelere getirileceğinden, bahsetmiyor…
Zamanı olmasa da acı biberin 20-25 liraya tezgâhlarda yer bulduğunu… Kendi kadar acı olan cep yakan fiyatların nasıl düşürüleceğinden…
Bu fiyatların nasıl oluştuğundan, bu fiyatların ülke genelinde normal düzeye nasıl çekileceğinden bahsetmiyor.
Belki de bahsediyor da, biz bir şey anlamıyoruz. Açıklamaları yaparken kullanılan kelamlar – bizim için – o kadar teknik ki, anlayana helal olsun.
Belki de istenen bu!
Ahali sofrasında olmazsa olmaz gıda maddelerinin normal fiyatlara indirilmesini…
Ahali dün, pazardan-marketten çıkarken elli liralık alış-verişle taşıyamayacak kadar bir şeyler aldığı günleri arıyor.
Günümüzde ise aynı parayla aldıkları “devede kulak gibi” bir şeyle nasıl geçineceklerinin hesabını yapıyor.
Gelelim işin esasına…
Biz çocuklarımızın, torunlarımızın vitrinlerdeki şuna buna hasetle, yutkunarak bakmalarına dayanamıyoruz…
Biz sayın bakandan bu acılara son verilecek önlemleri aldık,”işte size özlediğiniz ucuzluk” demesini bekliyoruz…
Sayın bakan inanın ki… Gerisi teferruat!