Özgürce…

Yaz bir türlü gelmedi derken, iki gündür yaşadığımız sıcaklara bakılırsa, sonunda yaz geldi. Şimdi bayram geliyor. Yaz ayları genel olarak, insanları daha bir ümitvar yapıyor.

Zaten günler o kadar yoğun geçiyor ki, bayram geliyor. Sonrasında seçimler. Siyasi analizler, adaylar tartışılırken, Üniversiteye giriş sınavları gelecek. Bayağı tempolu bir ay bizleri bekliyor.

Bu yoğunluk bizleri yordu. Artık biraz sakinlik istiyoruz. Mesela bayram alanları kurulsun. İçinde oyuncaklar olsun.

Mendiller içinde demir, kâğıt paralar. Şekerler, lokumlar…

Ve o paralar ile bayram yerine doğru koşturma…

Tabii üzerimde bayram için alınan mutlaka yeni kıyafetler…

Onları kirletmeden, bayram harçlıkları yettiğince bayram yerini değerlendirsin çocuklarımız.

Olmuyor. Çocuklar siyasetin konuşulduğu, savaşların konuşulduğu bir ortamda bayram kutlayacaklar.

Yaz geldi. Bayram geliyor. Umutlar artıyor. Çocuklar da mutlu olsunlar.

Özgür Zor

//

H

 

ATEŞTE KOR OLUP BİTMEKTİ DİLEĞİM

 

ateşte kor olup bitmekti dileğim.

hayatın; köpüksüz ve

huzurlu olduğu bir durgunlukta

ani bastıran yağmurla gelen günün

ilk ıslaklığına yenilmek

 

evlerde ışıklar sönüyordu çünkü

dalda kırılan rüzgâr

goncasını tarlaya sunan çiçek gibi

geceye devrilip bedenler

evlerde ışıklar sönüyordu

 

 

bugün, hayatın bütün varsıllığı

ipiltili geçkinlikler ardından kırılmış umutlardır

her şey eğilir. dizinden vurulan bir ceylan gibi

ruh da bir gün devrilir

 

sevgili olup yara alıp hüzün akıp

devrilmeden arınmaktı

ateşte kor olup bitmekti dileğim

hayatın köpüksüz ve

huzurlu olduğu bir durgunlukta

ani bastıran yağmurla gelen günün

ilk ıslaklığına yenilmek.

 

Azad Ziya EREN

///

Gülümse

Buradan Hiçbir Şey Duyulmuyor

Papaz, iki metre ilerisinde duran zangoça hiddetle sorar:

“Gizli gizli sen mi içiyorsun kutsal şarabı?”

Zangoçta derin bir sessizlik… Papaz iyice köpürür…!!! ve

 

 

 

“Sana soruyorum be adam! Duymuyor musun beni?

“Hayır burdan hiçbir şey duyulmuyor efendim.”

“Olacak şey mi! iki adım öteden beni duymuyorsun!”

Zangoç bıyık altından güler:

“isterseniz yer değiştirelim anlarsınız…”

Yer değiştirirler. Bu kez zangoç seslenir:

 “Kilise için toplanan bağışları sen mi zimmetine geçirdin?”

Papaz: “Hakikaten yahu! Buradan hiçbir şey duyulmuyor.”

///

Kulağına küpe olsun

"Beni anlamadın demeyeceğim. Beni anladın. Zaten en dayanılmaz acı buydu. Sen beni anladın. Anladığın halde canımı yaktın."

 

- Frida Kahlo, Rauda Jamis