Beni iki kez tanıyacaksınız. İlki, sizi sevdiğimde. İkincisi ise sizi gözden çıkardığımda.
İlkinde size iyi yanlarımı göstereceğim. Sabırla dinleyeceğim, anlamaya çalışacağım, eksiklerinizi tamamlamaya uğraşacağım. Hatalarınıza mazeret bulacak, susmanız gereken yerde susacak, belki de söylemeniz gerekenleri bile sizin adınıza söyleyeceğim. Çünkü insan sevdiğine biraz da kendinden pay verir. Sizi olduğunuzdan daha güzel görebilirim o zaman. Bir bakışınızı anlam, bir sessizliğinizi derinlik, bir uzaklaşmanızı yorgunluk sanabilirim. Size duyduğum sevgi, gözlerimin önüne ince bir perde çeker. Kusurlarınızı görmezden gelmek fedakârlık, kırgınlıklarımı yutmak olgunluk, tekrar tekrar affetmek ise sevginin gereği gibi gelir. İşte beni ilk kez böyle tanırsınız. Sizi severken.
Ama insanın asıl hâli, sevginin bittiği yerde ortaya çıkar. İkinci kez tanırsınız beni, sizi gözden çıkardığımda.
O zaman ne bağırırım ne hesap sorarım. Ne geçmişi önüme koyarım ne de size kendimi anlatmak için çabalarım. Çünkü vazgeçmek, çoğu zaman gitmekten önce susmaktır. Bir gün fark edersiniz: Artık açıklama yapmıyorum. Eskiden saatlerce konuştuğumuz şeyleri artık birkaç kelimeyle geçiştiriyorum. Eskiden beni yaralayan davranışlarınız artık canımı acıtmıyor. Çünkü insan, değer verdiği birinden vazgeçtiğinde, önce beklentilerinden vazgeçiyor. Ve beklentinin bittiği yerde kırgınlık da uzun süre barınamıyor. İşte o zaman beni gerçekten tanıyacaksınız.
Ne kadar dayanabildiğimi değil, ne zaman dayanmayı bıraktığımı göreceksiniz. Ne kadar sevdiğimi değil, kendimi ne kadar koruyabildiğimi anlayacaksınız. Çünkü benim sessizliğim, çoğu zaman kabulleniş değildir. Bazen son kararımdır.
Ben sizi gözden çıkardığımda arkamdan gelen seslere dönüp bakmam. Çünkü ben giderken kapıyı bir anda kapatmam; o kapıyı, siz fark etmeden, defalarca içeriden kapatmış olurum. Bir insanı kaybetmek çoğu zaman son konuşmada gerçekleşmez. Son konuşmadan çok önce başlar.
Biriktirilen küçük hayal kırıklıklarında, cevapsız bırakılan cümlelerde, önemsenmeyen ayrıntılarda, “nasıl olsa affeder” diye yapılan her şeyde… Ve sonra bir gün sevginin yerini yorgunluk alır. O gün, sizi artık değiştirmeye çalışmam. İşte en büyük fark budur.
Sevdiğim zaman sizi kazanmak için mücadele ederim. Vazgeçtiğim zaman ise kendimi kaybetmemek için uzaklaşırım. Bu yüzden beni iki kez tanıyacaksınız. İlki sizi sevdiğimde; size ne kadar değer verebildiğimi göreceksiniz. İkincisi sizi gözden çıkardığımda; kendime ne kadar değer verdiğimi anlayacaksınız. Ve belki de ikinci kez tanıdığınız kişi, ilk tanıdığınız kişiden çok daha sessiz olacak. Ama daha kararlı.
Çünkü bazı insanlar hayatımızdan çıktığında boşluk bırakmaz. Sadece yer açar.
Ve bazen insanın hayatında açılan en güzel yer, artık hak etmeyenlere ayrılmayan yerdir.