2012-2013 Eğitim-Öğretim yılı, 4+4+4 Eğitim Yasası tartışmalarının gölgesinde başladı. Başta siyasi partiler, sendikalar ve sivil toplum kuruluşları olmak üzere, toplumun her kesimi, bu yasayı kendi bakış açısına göre değerlendirdi.

CHP’de bu konuda, sözcüleri aracılığıyla zaman zaman değerlendirmeler yaptı.

En son değerlendirmeyi CHP sözcüsü ve Genel Başkan yardımcısı Prof.Dr Haluk Koç yaptı. Gelin bu değerlendirmeyi Haluk Koç’un ağzından okuyalım;

“Gündemi her alanda “takiye” olarak belirleyen AKP, en büyük karşı devrim adımını atmış ve uygulamaya geçmektedir. Bu yasa ile, raf ömrünü çoktan tüketmesi gereken kara düşünceleri yavrularımızın geleceğine taşımaktadırlar. Milli Eğitim sistemimizin temelini oluşturan Eğitim Birliği Yasası  (Tevhidi Tedrisat)  Atatürk ilke ve devrimlerini, Anayasa’nın değişmez hükümlerini eğitim sistemimizden dışlamaya çalışıyorlar…”

Konuşma çok uzun.

Sayın Koç, konuşmanın sadece bir yerinde, üniversitelerin, 4+4+4 Eğitim Yasasına karşı yaptığı, bilimsel ve pedagojik değerlendirmelere atıf yapmış ama bu atıf, konuşmanın bütününün çerçevesini değiştirmiyor.

Üstelik sadece atıf yapmış.

Partiler, ideolojik tercihlerine göre değerlendirme yapabilirler.

Bu, onların en doğal hakları.

Ancak, eğitim gibi toplumun tümünü yakından ilgilendiren bir konuda, ideolojik değerlendirmelerden çok, eğitime ilişkin donelerle değerlendirme yapmak daha doğru olmaz mı?

4+4+4 Eğitim Yasası, ideolojik bakışla değerlendirilmeden önce, bilimsel ve pedagojik açıdan ele alınıp, irdelense çok daha fazla eleştiriye açık yönleri olan bir yasa.

Bir muhalefet partisi, üstelik ana muhalefet partisi tabi ki kendi ideolojik bakış açısına göre değerlendirme yapar, ancak toplumun tümünü ilgilendiren bir konuda, toplumun tümünü kucaklamayı ve iktidar olmayı düşünüyorsa, kendi ideolojik bakış açısından çok, eğitim konusunun bilimsel ve pedagojik gereklerine göre değerlendirme yapmalıdır.

 

Çünkü CHP’nin ideolojik yaklaşımından etkilenen ‰ 25’lik bir seçmen kitlesinin dışında, ‰ 75’lik bir kitle daha var ve bu kitle, güncel siyasal gelişmelerden etkilenebilen, siyasal tercihleri değişebilen bir kitle.

CHP, 4+4+4 Eğitim Yasasının uygulanmaya başladığı bu günlerde oluşacak aksaklık ve karmaşayı ortaya koyarak, doğru olanın nasıl olması gerektiğini de açıklayarak, vatandaşa doğru seçeneği gösterebilir.

Örneğin, ikili eğitim yapan okullarda, seçmeli derslerin nasıl yapılacağından, yeni oluşacak seçmeli ders öğretmenlerinin nasıl temin edileceğine; sabahçı-öğlenci öğrencilerin güvenlik sorunlarından, okullardaki derslik sorunlarına; norm fazlası öğretmenlerin ne olacağından, özür grubu atamalarının yapılmamasının getirdiği sıkıntılara; 66 aylık çocukların, 14 yaşındaki çocuklarla aynı lavabo ve tuvaletleri nasıl kullanacağından, 10 yaşındaki bir çocuğun ara vermeden, bir günde 8 saat dersi nasıl kaldırabileceğini gündeme getirse daha doğru olmaz mı?

 

Gündeme getireceği bu konular geniş kitleleri ilgilendirmiyor mu?

 

CHP, geçmişte olduğu gibi, sadece “laiklik” ekseninde siyaset yapmaya devam ederek, 4+4+4 Eğitim Yasasını da sadece “laiklik” kıstasıyla mı değerlendirecek?

Sadece “Laiklik” ekseninde yürütülecek bir politikanın alıcısının, bu ülkede iktidar olmaya yetmediğini defalarca görmedik mi?

Toplumun tümünü ve ülkenin geleceğini ilgilendiren bir konuda, önemli bir fırsat da ele geçmişken, üniversitelerin, eğitim sendikalarının bilimsel ve pedagojik değerlendirmeleri de ortadayken, CHP’nin bu kısır bakış açısı ne anlama geliyor?

Anlayan var mı CHP’nin bu yaklaşımını?

Yoksa CHP, iktidar olmak istemiyor mu?