Bu tanımlamalara ve ülkemizdeki uygulamaya bakıldığında laikliğin, insan hakları, din ve ifade özgürlüğü bağlamında hem Din’in, devlet işlerine, hem Devlet’in din işlerine karışmaması, din işlerinin cemaatlere bırakılması ve devletin ifade, din ve vicdan özgürlüğünün teminatı olması  anlamında ifadesini bulan tanımıyla uygulanmadığı ve bu nedenle de tartışmalara ve çatışmalara neden olduğu görülüyor.

 Bu tartışmalı ve çatışmalı ortam, ülkede demokrasinin ve demokratik mücadelenin gelişmesini de engellemektedir. İşte bu nedenlerle laiklik kavramını farklı şekillerde yorumlayan toplumsal kesimlerin, bugüne kadar alışıgeldiklari laiklik tanımının aksine, tanımlamalarını gözden geçirmeleri gerekiyor.

 

Bu kesimlerin başında da, tartışmaların taraflarından olan Eğitim Bir Sen ve Eğitim Sen sendikalarının üyeleri gelmektedir. Bu iki sendika üyelerinin aşağıdaki soruları düşünmeleri ve cevap aramaları gerekiyor.

 

Eğitim Bir Sen ve Eğitim Sen üyelerine ortak sorular;

1-Diyanet İşleri Başkanlığının kaldırılarak, din eğitiminin cemaatlere, topluluklara bırakılmasına, evet diyebilir misiniz?

2-Anayasadaki zorunlu din derslerinin kaldırılarak, dinsel inanç çeşitliliğine uygun bir şekilde seçmeli din derslerinin getirilmesine, evet diyebilir misiniz?

 

Ayrıca Eğitim Bir Sen üyeleri;

1-Siyasal İslam’ın bir bütün olarak toplumsal sisteme egemen olmasını mı, yoksa diğer siyasal ve dinsel kimliklerle bir arada demokratik yarış içinde yaşamayı mı düşünürler?

 

Eğitim Sen üyeleri;

1-İfade, din ve vicdan özgürlüğü kavramının sınırlarını, “kamuda hizmet alan-hizmet veren” ve “başörtüsü siyasi semboldür” şablonundan çıkararak, başörtüsünün de bir insan hakkı, bir kişisel tercih olarak değerlendirildiği bir laiklik kavramına kadar genişletebilir mi?

 

Bu soruları her iki sendikanın üyelerinin tartışması ve empati yaparak cevap araması, hem sağlıklı bir sendikal tartışma ortamının oluşmasına, hem 150 yıllık kadim laiklik sorunumuzun çözülmesine, hem de yaralı demokrasimizin iyileşmesine vesile olur kanaatindeyiz.

 

* “Avrupa Birliği ülkelerinde ve Türkiye’de laiklik” başlıklı makale-Yrd. Doç. Dr. Mehmet KAHRAMAN-Mustafa Kemal Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi