Artık bazı gerçeklerle yüzleşmenin zamanı geldi. Gaziantep FK, kimsenin kariyer basamağı, staj yeri, menajerlerin oyuncu pazarlama merkezi ya da kişisel egolarını tatmin edeceği bir kulüp değildir. Bu kulüp Gaziantep'in takımıdır, bu şehrin insanlarının ortak değeridir. Dolayısıyla kimse Gaziantep FK'yı kendi deney tahtasına çeviremez!
1- Önce bütçe, sonra transfer!
Oyuncu almak için önce doğru bir bütçe oluşturulmalı. Sürekli bonservissiz oyuncu kovalayarak, sırf maliyeti düşük diye takıma katkı sağlamayacak isimleri kadroya doldurarak kulüp yönetilmez. Önemli olan kaç oyuncu alındığı değil, alınan oyuncunun sahada ne verdiğidir. Gerekiyorsa daha az transfer yapılsın ama takıma gerçekten katkı sağlayacak, kalite katacak futbolcular alınsın.
2- Gaziantep FK teknik direktör yetiştirme merkezi değildir!
Bu kulüp kimsenin teknik direktörlük stajını yapacağı, deneyim kazanacağı bir yer değildir. Gaziantep FK'nın başında kariyer basamağı arayan, kendisini burada geliştirmeye çalışan isimler değil; bilgisiyle, tecrübesiyle ve futbol aklıyla takıma katkı sağlayacak teknik direktörler olmalı. Bu takım deneme tahtası değil, Süper Lig'de mücadele eden bir şehrin temsilcisidir.
3- Taraftara parmak sallamayı bırakın!
Taraftarı stadyuma çekmek için yönetiminden futbolcusuna, teknik heyetinden kulüp çalışanına kadar herkes üzerine düşen fedakârlığı yapmalı. Önce sahada mücadele edilecek, sonra tribünlerden destek beklenecek. Sosyal medyada taraftara laf yetiştiren, taraftarı karşısına alan kişiler önce susmayı ve temsil ettikleri kulübün büyüklüğünü bilmeli. Taraftar sizin muhatabınız değil, bu kulübün en önemli değeridir!
4- Bilet fiyatları derhal düşürülmeli!
Gaziantep, asgari ücretli çalışan sayısının ve ekonomik zorlukların göz ardı edilemeyeceği bir şehir. İnsanların ailesiyle birlikte maça gelebilmesi gerekirken yüksek bilet fiyatlarıyla tribünlerin dolmasını beklemek akıl tutulmasıdır. Taraftarı stadyuma çekmek istiyorsanız önce ulaşılabilir fiyat politikası uygulayın. Boş tribünlere oynayarak bu şehirde futbol kültürü oluşturamazsınız.
5- Her sezon kadro baştan aşağı değişmez!
Her sezon onlarca oyuncu alıp onlarca oyuncu göndermek istikrarsızlığın en açık göstergesidir. Sürekli değişen kadroyla takım kimliği oluşturulamaz, aidiyet duygusu kazandırılamaz. Transfer politikası günü kurtarmaya değil, birkaç sezonluk planlamaya dayanmalı.
6- Menajer tavsiyesiyle değil, scout çalışmasıyla transfer yapılmalı!
Bir oyuncunun kulübe önerilmiş olması, onun Gaziantep FK'ya uygun olduğu anlamına gelmez. Menajerlerin önüne koyduğu isimlerle kadro kurulmaz. Profesyonel bir scout ekibi oluşturulur; oyuncu izlenir, analiz edilir, karakteri araştırılır ve teknik heyetin ihtiyaçlarına göre transfer gerçekleştirilir. Gaziantep FK'nın transfer politikası başkalarının çıkarlarına göre şekillenmemeli.
7- Bu kulübü zorla değil, isteyerek sahiplenenler yönetmeli!
Gaziantep FK'da görev yapan herkes bu kulübün başarısını gerçekten istemeli. Sorumluluk almak istemeyen, şehri ve taraftarı anlamayan, bulunduğu makamı kişisel bir pozisyon olarak gören hiç kimse bu yapının içinde olmamalı. Bu kulüp için heyecan duyan, mücadele eden, hesap verebilen ve başarıyı isteyen insanlar görev almalı.
Son söz:
Gaziantep FK kimsenin şahsi mülkü değildir. Kimsenin CV'sine başarı hikâyesi yazacağı bir deneme alanı, kimsenin menajerlik ilişkilerini geliştireceği bir pazar değildir.
Bu şehir Süper Lig'de sadece adı olsun diye mücadele eden bir takım istemiyor. Sahada savaşan, doğru yönetilen, akıllı transfer yapan, taraftarına değer veren ve başarıyı hedefleyen bir Gaziantep FK istiyor.
Artık bahaneleri, günü kurtaran kararları ve plansızlığı bırakın!
Gaziantep FK'nın ihtiyacı daha fazla isim değil; futbol aklı, liyakat, istikrar, vizyon ve gerçek bir kulüp yönetimidir.
Bu şehrin takımını bu şehre yakışır şekilde yönetin!